Sibel Akın

Sibel Akın
@Percent
Daha az konuşmalı, daha çok okumalı…
İstanbul
6 Aralık
19 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
“Gelmesi Gerekirdi” Hikayesinden
İnsan, başarısını en çok sevgilisinin görmesini, duymasını ister ki başarısının sevgilisiyle bölüşsün.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Müzik müzik
”Müzik dünyanın en güzel şeyi” Ve diğer bütün sanatçılar müzisyen olamadıkları için başka sanat dallarıyla uğraşıyorlar.
Sayfa 233·Kitabı okudu
Ayakkabı ve terlik arasındaki fark
Hayata karışmanın yoruculuğu ve tatmin ediciliği ayakkabıların içinde… Hayattan kopmanın dinginliği ve tedirginliği ise terliklerin…
Sayfa 12·Kitabı okudu
Her cümlesi şahane ancak bazıları daha şahane...
- Sana dair bağlandığım ilk şey olan kokun, belli ki en son uçup gidecek buralardan… Evet evet, kökümü kaybettim ben. Yuvamı yitirdim. İnsanın kökü, hep ilişkilere atılmıyor mu? İnsan buna alışkın bir canlı değil miydi? İşte bu yüzden her ayrılık, ilk ayrılığı yeniden yaşatıyor sanki bana. O yüzden en son ayrılık, diğer ayrılıkları da içinde barındırdığından hep daha acı verici oluyor. …. Hiçbir ayrılık yeni değil. Her ayrılık, eski ayrılıkların devamı. - İnsan tam olarak birleşemeyince tam olarak da ayrılamıyormuş. - Bir lekeydin artık sen. Kalbimin mürekkep lekesi. Bu yüzden ancak yazarak kurtulabilirdim senden. - Düşünmemek ne büyük özgürlük, diye düşündüm. İnsan kendi duygularına kör olunca, başkasının duygusuna da kör kalıyor. Böylece yükün hafifliyor, duygusal yükün… Düşünmek büyük aptallık, büyük hamallık. Öyle gelişine yaşamak lazım belki. Ne varsa o. Ne yoksa o. - Yara bazen tutkal görevi görür. Yarasına yapışırsın ya da yaradan yapışırsın birine. Çünkü insan kendisini hep onarmak isteyen bir canlı.
Novella olduğu için Everest yayınlarından çıkmış. Yoksa Isıyel'i Okuyanus'a uygun buluyorum ben.·Kitabı okudu
Dayanışma
“Dayanışma, birilerine “yardım” etmek değil, dayanışma zorda olanla etkileşim halinde olmak, “yanındayız” demek. Dayanışma, manevi huzura ermek değil, haksızlığa karşı bir adım atabilmek. Dayanışma, “hayırseverlik” değil, ezilenlerin çıkaramadığı ses olmak. Dayanışma, okula beslenmesiz giden çocukların, açlığı bedenlerinde ve zihinlerinde hissetmelerine neden olan sistemi görünür hale getirip harekete geçilmesini sağlamak. Dayanışma, servis parası olmadığı için okula gidemeyen çocuğun eğitim hakkı için yerel yönetimin, kamunun görevini hatırlatmak.” “Kadın yoksulluğu “idare etmektir”; evi idare etmek, adamı idare etmek, sokakta bakışları, ön yargıları idare etmek, ekonomik krizlerde, salgınlarda geçimi idare etmektir.” “Dinlemek önemli bir derstir. Gerçekten dinlediğinizde birlikte çalışmaya başlarsınız ve o reçeteyi de birlikte yazarsınız. Dinlemeye başladığınızda, yoksulluk içindeki insanlar başlarına gelen haksızlıkları anlattıklarında ADALETe olan özlemlerini hissedersiniz. Sokakta, medyada, okulda, çalıştıkları işlerle ilgili, küçümsenip hor görüldüklerini anlatmaya başladıklarında EŞİTLİKten, kamu kapılarında beklerken başlarına gelenleri anlattıklarında ÖZGÜRLÜKten konuşmak için söz istediklerini anlarsınız.”
Kitaba dair yorumlarımı, görüş ve düşünceler kısmında paylaştım.·Kitabı okudu
Alıntı