Persephone️

Persephone️
@Persephonehades
*** Aklımı ellerinizden kurtardım...
9/10
·272 syf.·
2020 209. kitabı
Uzun zamandır böyle zorlayıcı bir eser denk gelmemişti... Konu “Ruh” olduğu için değil, Aristoteles’in Ruh’u incelerken -neredeyse eserin tamamında sorular üzerinden ilerlemesiydi. Beyin yakan ve keyifli kısmı da bu aslında. Kitabın Giriş, Kaynakça ve Edisyonlar bölümlerini ayırırsak, asıl “Ruh Üzerine” eseri 196 sayfa. 196 sayfada Yunanca aslı ile birlikte. Türkçesi ise 98 sayfadan oluşuyor. İşte bu 98 sayfa insanın canına okuyor :) Ruhun ne olduğundan çok Aristoteles tarzı ile ilgilendim.Bir şeye kaç soru sorulur, bir konuya kaç değişik açıdan bakılır vs. Sabrım ve dikkatim var diyen okusun bu kitabı, baş ağrısı garantili :)
Ruh ÜzerineAristoteles · Pinhan Yayıncılık · 2018396 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·156 syf.·
2020 205. kitabı
Aklı Islah Etmek, gereksiz, yanlış her şeyden temizlemek, öz’e ve gerçeğe ulaşmak için izlenecek yollar kitabı diyebiliriz Aklın Islahı Üzerine Bir İnceleme için. Ama tabi ki bu kadar basitçe anlatılan cümlelerden daha fazlası gerekir. Baruch Spinoza yı anlamak için. Spinoza’nın felsefesini bilmek için önce René Descartes bilmek, ve yaşadıkları dönemi 17.yüzyıl Barok Dönemini kavramak gerekir. Birbirleri ile bağlantılı ve felsefelerini oluşturan sosyal ve toplumsal nedenler var diye düşünüyorum. Barok’un abartılı, gösterişli ki “carpe diem” yaşam biçimini -bu kavram Barok Dönemin’in var ettiği ve günümüze kadar sürüp gelen bir kavramdır- düşününce bu yüzyıldaki filozofların Hobbes, Leibniz, Descartes, Spinoza aksine hepsi de döneme sanki tepki olarak Rasyonalist filozoflardır. Filozof demek de biraz bu sanırım-toplumun aksi yönde hareket eden- Spinoza böyle bir dönemde ve bir rasyonalist olarak bedel de ödemiş biridir, “Tanrı’nın Doğa, Doğa’nın da Tanrı olduğunu, Tanrı’nın Dünya’da var olduğunu” , “İnsanın Doğa yasalarına göre yaşadığını” söyler bir bakımdan Stoacıları, Doğa filozoflarını da içerir felsefesi. Ama bu felsefesinin bedeli Socrates gibi ölüm olmasa da Din’den afaroz edilir ve doğduğu yer olan Amsterdam’ı terkeder ve Lahey’de devam eder yaşamına, bir mercek yontucu ve felsefeci olarak. Yaşamı çoğu felsefeciler gibi kıt kanat geçmiştir. Spinoza önemlidir, felsefesi önemlidir. Akla aykırı her şeyi eleyip, adım adım mantıkla açıklar çoğu şeyi ve itiraz etmek pek mümkün olmaz. Bu kitap da da aynı yolu izler. Tabi bir empristçi iseniz bu kadar mantık ve akılcılık fazla gelebilir. Ama itirazda edemezsiniz . Bu eserin yarım kalmış olması üzücü, acaba daha neler yazmış olurdu devam etse diye düşünüyor insan. Yarım kalmasına rağmen, anlatmak istediğinin çoğunu anlatmış gibi görünüyor. Akıl nasıl ıslah
Aklın Islahı Üzerine Bir İncelemeBaruch Spinoza · Alfa Yayınları · 2022843 okunma
9/10
·128 syf.·
2020 200. kitabı
Modern bilime ışık tutan dizeler.. O dönemde batıl’a ve mitoloji’ye gark olmuş bir toplumda bu dizeleri yazmak... Ki teknolojinin “t” si yokken... Lucretius’un bir çok dizesi ki özellikle 19. yüzyılda bilimin gelişmesiyle anlamını bulmuş ve değer verilmiş. “Eşyanın Tabiatı” şiiri tek başına okunsa anlamak çok güç olurdu, ama Henri Bergson’un harika incelemesi ile beraber okumak şiiri anlaşılır kılıyor. Bergson dize dize, mısra mısra açıklayarak yol alıyor.. muazzam bir “Eşyanın Tabiatı” ve muazzam bir “Şiir Felsefesi”... İki muhteşem eser bir arada olmuş.
Şiir FelsefesiHenri Bergson · Pinhan Yayıncılık · 202047 okunma
9/10
·666 syf.·
2020 196. kitabı
Delikanlı, Dostoyevski’nin en az okunan romanı ki, bu sitede de öyle olduğu gözüküyor. Ama neden? Diğer incelemelere bakınca biraz anlaşılır gibi; Suç ve Ceza’da ki gibi trajik bir olay, Budala’da ki gibi aşk sarmalı bekleniyor gibi. Eleştirmenler de, Delikanlı için ; “olaysız” ama “çok sözlü” en zayıf roman, psikolog yönünün ise ağır bastığı roman demişler. Ama benim için derin ve etkileyiciydi. Diyecek ki beni bilenler sen zaten Dostoyevskicisin :) Ama o yüzden değil. Evet olay yok ama o kadar derin ve psikolojik tahliller, karakter analizleri, fiziksel tarifler, ilişkilerde ki durumlar var ki, bir “trajik olay”In üzerine çıkmış. Dostoyevski’nin romanları sırası ile okumadım ve en sona da Delikanlı’yı bırakmıştım. İyi ki öyle yapmışım diyorum şimdi. (ilk başlayanlar kronolojik sırası ile okumalı.) Delikanlı öyle bir roman olmuş ki içinde İnsancıklar’ın aile ve arkadaşlıklar arasında ki duygusal ortam var, Budala’nın Prens Mışkin’i var, Kumarbaz’ın Aleksey’si var, Ecinniler’in Stavrogin’i var, Öteki’nin kişilik bölünmesi halleri, hatta en son kitabı Karamazov Kardeşler’in masum, temiz ruhlu Alyoşa’sı var. En çok karakteri barındıran ama bir kaç kişi üzerine odaklı bir eser olmuş. Yukarıda ki diğer eserleri okumadan, daha önce Delikanlı’yı okumak pek anlamlı olmayacaktır. Dostoyevski’nin ele aldığı konular bu romanda da mevcut; ahlak, toplum, ülküler, din, aile ve arkadaşlık ilişkileri, yırtıcı ve uysal karakterleri. Diğer romanlarından farklı olarak “yaşlılık” konusu gözüme çarptı. Yaşlı bir karakterin ızdırabı, hisleri vardı. İnanılmaz psikolojik tahliller di. Çok etkileyiciydi. Dostoyevski’nin 1881’de öldüğü ve Delikanlı’nın 1875’te yazıldığı düşünülürse “çok anlamlı” olarak yaşlı bir karakter yerleşmiş Delikanlı’nın içlerine. Ve teknik olarak diğer
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınevi · 20204,365 okunma
9/10
·176 syf.·
2020 190. kitabı
...bu yaşananlardan sonra hayatına nasıl devam edebilmiş? SUSTUM.... ................................................................................
GeceElie Wiesel · Koridor Yayıncılık · 20242,029 okunma