Pascal Mercier’in Lea kitabının başlarda sakin bir temposu var ama sayfalar ilerledikçe insanın içine işleyen bir kitap. Özellikle karakterlerin geçmişleriyle hesaplaşmaları ve “geç kalmışlık” hissi çok gerçek geldi bana. İnsanların hayatlarında söyleyemedikleri şeylerin ne kadar büyük yük olabileceğini çok iyi hissettiriyor. Okurken ara ara durup düşünme ihtiyacı hissettim. Duygusu güçlü bir kitap okumak istiyorsanız tavsiye ediyorum.
Mina Urgan'ın özgür ruhlu ve samimi kalemiyle yazdığı Bir Dinozorun Gezileri klasik bir gezi rehberinden ziyade Bir Dinozorun Anıları’nın devamı niteliğinde otobiyografik bir eser. Mina Urgan burada gezi notları üzerinden Avrupa'da geçirdiği yıllarını, Avrupa’daki akademik çevresini, Türkiye’ye dönüşünü, Anadolu gezilerini ve tanıdığı edebiyat/sanat dünyasından insanları, gittiği yerlerin kültürünü, yemeklerini, insanlarını anlatıyor. Günümüz Türkiyesi ile kıyaslanınca imrenilecek bir hayat yaşamış gerçekten Mina Urgan. Okumanızı tavsiye ederim.
Asılacak Kadın, korunmasız, çaresiz, zavallı bir kadının Melek'in, bir sapığın hastalıklı dünyasına hapsedilişini, ezilişini, sömürülüşünü ve onu bu dünyadan çekip kurtarmaya çalışan Yalçın'ın dramını anlatıyor. Kitap 3 bölümden oluşuyor. Birinci bölümde yargıcın (ki kendiside hastalıklı bir kişilik), ikinci bölümde Melek'in, üçüncü bölümde ise Yalçın'ın düşüncelerini okuyoruz. Kitap incecik olmasına rağmen gayet sarsıcı, etkileyici bir kitaptı. Zaten bu kitabı okuyupta Melek ve Yalçın'ın düşüncelerinden etkilenmemek imkansız. Henüz okumadıysanız tavsiyemdir.
Hikmet Hükümenoğlu'ndan bir dönem romanı/bir ada romanı... Körburun, İstanbul açıklarında kendi halinde, çok gelip gideni olmayan bir ada. Ve bu adada yaşayan üç kuşağın aşklarını, hırslarını, sevinçlerini ve hayal kırıklıklarını dönemin siyasi ve toplumsal yapısına da değinerek anlatan "büyük roman". Hikmet Hükümenoğlu'nun kaleminden okuduğum ikinci eser ve ilki gibi çok akıcı, sürükleyici ve etkileyici bir kitaptı. Benim gibi dönem romanlarını seviyorsanız okumanızı ve kitaplığınızda yer vermenizi tavsiye ederim.
Leopar Desenli Şapka, Birkutukitap Kasım Ayı "Bellek" seçkisi ile okuma listeme dahil oldu. Kitap ana karakter Fanny’nin zihinsel hastalıklarla mücadelesini ve Anlatıcının onunla kurduğu karmaşık dünyayı keşfe çıkarıyor. Masumiyet, travma ve beklenmedik yakınlık arasında bir çizgide ilerliyor. Çok parçalı bir metin, dolayısıyla olaylar arasında bağlantı kurmak, odaklanmak zor. O yüzden puanım çok yüksek olmadı maalesef.