Leyla’nın Evi, Zülfü Livaneli'nin gözlem yeteneği ile kaleme alınmış, barınma sorunu, mülk trajedisini ele alan bir İstanbul romanı. Hayatın normal seyrinde bir araya gelmesi mümkün olmayan Leyla, Roxy, Yusuf ve Ali Yekta Bey’in hayatlarının birbirine karışma hikâyesi. Leyla’nın Evi, tarihi motifler içeren zengin arka planıyla İstanbul’un değişen çehresini merkeze alırken, okurları geçmiş ve bugün arasında sorularla dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Her ne kadar uzun bir sürede okumuş olsam da gayet akıcı, sıcacık bir romandı. Ha tabiki Serenad'ın yerini tutamaz ama yine de güzel bir kitap, okumanızı tavsiye ederim Leyla’nın EviZülfü Livaneli
Duygusal manipülasyon, psikolojik şiddet nedir ve bunlardan sıyrılma yöntemlerini ele alan, ekibi gibi müthiş bir kitap. İtiraf etmeliyim ki boş bir kitap olduğunu düşünerek başlamıştım fakat okudukça yaşanılan mağduriyetler ile karşılaştım. Sonrasında küçük bir araştırma ile Müthiş Psikoloji ekibinin psikolog ve psikiyatristlerden oluştuğunu öğrendim. Ben başarılı buldum, size de tavsiye ederim Seni Yoran Her Şeyi Bırak
Hale Acun Aydın uzun süredir sosyal medyada takip ettiğim biri. Zaman zaman bloğunu altüst etmişliğim, kendime dersler çıkartmaya çalışmışlığım vardır :) Kitap çıkalı uzun süre oldu, fakat ben erteliyordum okumayı. Taa ki yazlık-kışlık dolap değişimi yapana kadar. Miss gibi bir bahar ayında 3 günümü o dolaba harcadım maalesef :( Üzerine her gün yaşadığımız iklim krizi. Hemen kitap alındı ve okundu.
Kitap sadece minimalizm üzerine değil; minimalizm, sadeleşme ve sürdürülebilirlik üzerine. Minimalizm diyince aklınıza hemen 30-60-100 parça ile yaşama vaadi veren yayınlar gelmesin. Hale onların aksine herkesin biricikliğini ve bu yüzdende ihtiyaçların farklılık gösterebileceğini, dolayısıyla herkesin minimalizmi yaşayış tarzının farklı olabileceğini söylüyor. Bu da hayata geçirmeyi daha eğlenceli kılıyor.
Ben yavaş yavaş okuduklarımı hayata geçirmeye başladım, zamanla dahada iyi olacak eminim. Ve daha iyi bir dünya için sizleride bu kitabı okumaya davet ediyorum.
(Kitapta en çok aklımda kalan şeyi söylemek istiyorum. Hani, iklim krizi ile ilgili ben tek başıma ne yapabilirim ki, ne kadar etkileyebilirim ki diyoruz ya, bizim bireysel tercihlerimiz büyük firmaların tercihlerini, üretim stratejilerini etkileyecek. O yüzden kendinizi küçümsemeyin ;) ) Sadeleşerek ÖzgürleşHale Acun Aydın