İnsanın azınlıkta olması, tek kişilik bir azınlık olması bile, deli olduğu anlamına gelmiyordu. Bir doğru vardı, bir de doğru olmayan; doğruya sarıldığın zaman, tüm dünyayı karşına bile alsan, deli olmuyordun.
Toplum olarak ne yazık ki evet o durumda insanlarımız. Ama şahsım adına daima özgünlüğü savundum her zaman, devam da edeceğim. Umarım bir gün herkes…🙏🏻
Hem ben, hayvanları kafeste görmekten hiç hoşlanmam. Kendilerine bakıldığını bilir bu hayvanlar; yüzlerce meraklı gözü hisseder bu hayvanlar; dokunur bu onlara.
Az önce kanalın birinde bir programa rastladım. Türkiye’nin konuştuğu “Elmalı Davası” Gerçek suçlu kim? diye de alt yazı koymuşlar. Gerçekten inanamıyorum ya… Bu kadar suçluları ısrarla aklamaya çalışmak hangi akıla, mantığa uyuyor!!!
#elmalıdavası
Öncelikle kimseyi savunmadığımı belirtmek isterim. Keşke ön yargılı olmak yerine bir anlığına rastladığınız programı biraz izleyip öyle karar verseydiniz ne yapmak istediklerine.
Ön yargı derken? öncelikle İzlemeyip yorum yaptığımı sanmanız tam olarak bu bir ön yargı oluyor. Düşünceler tartışılır. Orada konuşulan tartışılan ne varsa, bu konu hakkında Benim vicdanıma sinmedi, içime sinmedi. Bunu fikrimce belirtmek de en doğal hakkım.
Özgür olmayı, her türlü kısıtlamadan uzak bir özgürlüğü düşle. İstediğin her şeyi elde edebilmekten kendini alıkoyan tek kişi sensin! Düşle… Düşle… Sınırsızca, sonu olmadan düşle.
‘Düş’ , var olan en gerçek şeydir.