Dune serisinin ilk kitabı olan Dune’da ,Arrakis Gezegeni,Fremenler,Bene Gesseritler ve bir mesih olarak kabül edilen Paul Muaddible tanışmıştım.Serinin ikinci ayağı olan Dune Mesihi’nde ise ilk kitapta çok fazla bahsi geçmeyen Sima dansçıları Ve Tleiaxların ortaya çıkması benim için ayrı hikayelere yolculuk demekti.Yeni güçler,entrikalar,sürpriz konuklar kitabı zevkle okumama yetti.
Gelelim kitaba.Kurgunun başladığı noktadan 12 yıl sonraki Arrakis gezegeni kurgulanmış bu sefer.İmparator mesih Paul,daha da olgunlaşarak gezegeni
yönetmeye aynı zamanda da olası tehlikelere karşı ayakta kalmaya çalışan bir durumla karşı karşıya artık.Suikastler,güç savaşlarıyla uğraşırken iyi bi aşık olma çabasında.Hem dini hem de siyasi lider olarak Paul’ün kendini sorgulamaya başlaması da sık sık kurgunun içinde yer alıyor.
Genel olarak ilk kitaba göre durağan olsa da aynı zeka ve aynı tat var Dune Mesih’inde.Politik ve dini olaylar örgüsü ise çok ustaca yazılmış.Çoğu zaman ise bir ara kitap hissiyatını yaşadım.Daha büyük olaylara bir hazırlık kitabı sanki.Yine de sağlam bir kurgulamayla karşı karşıya olduğumu bildiğim için bu düşüncelerimi geri plana atarak okuduğumda ise çok zevkli bir okumaydı benim için.Dune en beğendiğim serilerden biri olmaya aday.
Son olarak,Kabalcı Yayınevinden okudum.Yazım hataları, İthaki Yayınlarına göre,yoktu.Rahatsız olduğum tek nokta;Paul Muaddib olarak tanıdığım karakterin Paul Müeddib olarak redakte edilmesiydi.
Dune Çocukları kitabıyla yola devam,Bakalım orada neler bekliyor beni:))