“Tek bildiğim, çok genç yaştan beri deneyimin bana öğrettiği gibi, bir kadın aniden böyle ağlamaya başladığında, yapılacak en iyi şey ona tatlı bir şey vermekti. Yedikten sonra kendilerini daha iyi hissetmeye başlıyorlardı.”
"ibret al gönlüm," dedi, "eger sende azicik adamlik kal-missa bu attan, bu kustan ibret al." Elindeki kusun basini oksadi: "Sen de ibret al alic kus," dedi. "Bak o at atken bile, agzi dili yokken bile kimseye teslim olmuyor. Olmayacak da... Bu daglarda ölecek, kemikleri un ufak olacak ama, o da Köroglunun ati gibi teslim olmayacak. At atken, agzi var dili yokken bile... ibret al deli gönlüm, bu kustan, bu attan."