Sinancığım,
Sevdiğim, canım benim, bitanem, yüzüne bakmaya kıyamadığım,
öpmelere doyamadığım, can yoldaşım, kavga arkadaşım . . .
Resimlerini koydum öyle yan yana . . . Senin, Hüseyin'in, Yusuf'un,
Deniz'in . . . 4'ünüz de yoksunuz. Sizlersiz doğuyor gün, sizler olmadan
soluk alıyoruz. Öylece duruyorsunuz fotoğraflarınızda. Ben
buralarda kaldım. Size kızıyorum itiraf edeyim. Nasıl ölürsünüz?
Bu denli yapılacak işimiz varken nasıl ölürsünüz? ÖLMEYE NE
HAKKINIZ VARDI? Ah Hüseyin ah! .. Hepinizi öldürecekler dediğim
zaman ''öldürsünler, bu bizi alıkoymaz" dedin. Elbette ölüm
döndürmez bizi yolumuzdan.