David Gilmore

O kadını, bir ilk aşk gençliğiyle, hiç değişmeksizin sevmeye devam ettiğim o kadını da özgür kılmış oldum, lakin sanki evvelden eli kolu bağlıymış gibi değil ama öyle ki, o özgürlüğümüzde benimle birlikte neşe buldu.
Sayfa 735 - Alfa Kitap
Kitap Alıntısı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tinsel dünyada ne sonsuz bir ahenk ve erdem ve tutarlılık olduğunu burada görmüş oluyorsun. İnsan belli bir noktadan yola çıkıp, doğruluk ve enerjiyle yolunda sessiz sedasız ilerlerken, başka her şey buna ters düşer görünürse, bunun daima bir hüsran olması gerekir ve insan tam hakkıyla ahenksizliği tasdik ettiğini sanırken ahenki tasdik eder.
Sayfa 730 - Alfa Kitap
Kitap Alıntısı
Sanırım sen de, keskin bir gözlemci olarak, şu genel değerlendirmede bana hak vereceksindir; insanlar iki ana sınıfa ayrılır, ağırlıklı olarak umut içinde yaşayanlar ve ağırlıklı olarak anılarda yaşayanlar. Her ikisi de zaman ile yanlış bir ilişkiye işaret eder. Sağlıklı insan aynı anda hem umutlarda hem anılarda yaşar ve yalnızca bu suretle hayatı gerçek, zengin bir süreklilik kazanır. Yani umut sahibidir ve dolayısıyla sadece anılarda yaşayan kişiler gibi, zamanda geriye gitmeye istek duymaz. Peki ya anılar ona ne yapar, zira her halükârda bir etkileri olması gerekir? Ânın notasına diyez koyar, ne kadar geriye giderse, tekekkür bir o kadar sıklaşır, diyezler bir o kadar çoklaşır. Şöyle ki, bu yıl erotik bir moment yaşadı diyelim, bu onu bir önceki yılda vs hatırlarken daha çoğalır.
Sayfa 721 - Alfa Kitap
Kitap Alıntısı
Gel şimdi şunda anlaşalım; bakış açılarımızın, hayatın bir alay saçmalık ve hatayla dolu olmasından külfete girmesine hiç izin veremiyoruz, sadece gerekli olup olmadıklarına bakıyoruz ve öyleyse, o zaman sende necat bulup bulmadıklarına.
Sayfa 720 - Alfa Kitap
Kitap Alıntısı
Kişisel hayata istinaden, iki tür tarih vardır, dışsal ve içsel. Zıt yönde hareket eden iki tür akıntıya sahiptir. İlk türünün kendi içinde de iki cephesi vardır. Ya kişi elde etmek için peşinden koştuğu şeyin sahibi değildir ve tarih kişinin onu elde etme mücadelesidir. Ya da ona sahiptir ama yine de onu sahiplenememektedir, zira onu sürekli olarak bundan alıkoymak isteyen dışsal bir şey vardır. Tarih kişinin bu engelleri yendiği mücadeledir. İkinci türüyse sahiplikle başlar ve tarih kişinin bu sahipliği elde etme sürecidir. İlk durumda tarih dışsal olduğu ve elde edilmeye çalışılan şey dışarı-da bulunduğu için, tarih sahici gerçekliğe sahip değildir ve şiirsel ve sanatsal temsiller bunu gereğince aza indirgeyip süratle yoğun moment'e götürmekten ibarettir.
Sayfa 712 - Alfa Kitap
Kitap Alıntısı