Sanırım sen de, keskin bir gözlemci olarak, şu genel değerlendirmede bana hak vereceksindir; insanlar iki ana sınıfa ayrılır, ağırlıklı olarak umut içinde yaşayanlar ve ağırlıklı olarak anılarda yaşayanlar. Her ikisi de zaman ile yanlış bir ilişkiye işaret eder.
Sağlıklı insan aynı anda hem umutlarda hem anılarda yaşar ve yalnızca bu suretle hayatı gerçek, zengin bir süreklilik kazanır. Yani umut sahibidir ve dolayısıyla sadece anılarda yaşayan kişiler gibi, zamanda geriye gitmeye istek duymaz. Peki ya anılar ona ne yapar, zira her halükârda bir etkileri olması gerekir? Ânın notasına diyez koyar, ne kadar geriye giderse, tekekkür bir o kadar sıklaşır, diyezler bir o kadar çoklaşır. Şöyle ki, bu yıl erotik bir moment yaşadı diyelim, bu onu bir önceki yılda vs hatırlarken daha çoğalır.