Ancak benim burada parmak basmak istediğim evliliğin mümkün olduğunca az "niçin"e sahip güzelliği. "Niçin" ne kadar azsa, aşk o kadar fazla oluyor; yani, insan bundaki doğruluğu görebiliyorsa. Hiç şüphesiz ki, basiretsiz olana, küçük bir "niçin" olduğu kendini sonradan belli edecektir; ağırbaşlı olanaysa, muazzam bir "niçin" olduğu kendini belli edip onu mutlu edecektir. "Niçin" ne kadar azsa, o kadar iyidir. Aşağı zümrelerde evlilik genel itibarıyla çok büyük bir "niçin"le kurulmaz, ancak bu nedenledir ki, bu evliliklerdeki bir sürü "nasıl" çok daha ender ses verir, nasıl içinden çıkacaklar, çocuklarına nasıl bakacaklar vs. Bir evlilikte, evliliğin kendi "nasıl"ından başka şeyin asla yeri yoktur, lakin sınırı yoktur ve dolayısıyla benim onu burada aldığım anlamdaki "niçin"le alakası yoktur, ki sen de kendini kolayca buna ikna edebileceksindir; zira eğer insan bu tür mantıklı, dar kafalı cahil bir kocanın "niçin"ine, o sahici "bunun için"le cevap verecek olsaydı, adam büyük olasılıkla Alferne'deki okul hocası gibi karşılık verirdi: "O zaman gelin yeni bir yalan bulalım." Aynı zamanda, bu "niçin" noksanlığında niçin komik bir yan görmek istemediğimi ve göremediğimi de idrak edeceksindir, çünkü gerçeğin bu suretle yiteceğinden korkuyorum. Gerçek "niçin" sadece bir tane ama "nasıl"ları topyekûn boğazlayabilecek sınırsız bir enerji ve güce sahip. Sınırlı "niçin" bir öz, bir yığın, herkes kendininkini alıyor, biri daha fazlasını öbürü daha azını, biriktirmek eş ölçüde mahzurlu; hatta biri çıkıp sınırlı "niçin"lerin tümünü evliliğin girişinde bileştirebilecek bile olsa, bütün kocaların kesin en aşağılığı olurdu. Evliliğin bu "niçin" sorusuna verilecek, görünürde en usturuplu cevaplardan biri şu: Evlilik bir karakter okuludur, insan karakterini yüceltmek ve eğitmek için