İstibdat yönetiminin prensibi korkudur. Bununla birlikte, utangaç, cahil, korkak halklara fazla sayıda kanun gerekmez.
Her şey iki üç fikir etrafında dönmelidir. Yeni fikirler gereksizdir. Bir hayvanı eğitirken, sahibini, aldığı talimatları, yürüyüşünü değiştirmemeye özen gösterirsiniz. Hayvanın beynine iki üç hareket sokarsınız, daha fazlasına gerek yoktur.
Bir cumhuriyette erdem çok basit bir şeydir: Erdem cumhuriyet sevgisidir. Bu bilgiyle varılan bir netice değil, bir duy-gudur. Bu duyguya devletin en önemli insanı kadar en önemsiz insanı da sahip olabilir. Bir halk bir kere iyi bir anlayışa sahip olduğunda, dürüst insanlar diye adlandırılan insanlara kıyasla, bu anlayışa çok daha uzun süre sarılır. Yozlaşmanın halktan başlaması nadir bir olaydır. Halk çoğu zaman bilgisinin vasatlığı nedeniyle kurulu düzene daha sıkı bağlıdır
Eğitim monarşilerde yürekleri yüceltmek için uğraşırken, istibdat devletlerinde yürekleri küçültmek için uğraşır. Bu tür yönetimlerde eğitimin köle zihniyetli olması gerekir. Yönetici konumunda dahi böyle bir eğitim almış olmak bir avantajdır, zira hiç kimse aynı zamanda köle olmadan tiran olamaz.
Aşırı itaat, itaat edenin cahil olmasını gerektirir. Hatta emredenin dahi cahil olmasını gerektirir. Emreden kişinin ne düşünmeye, ne şüphe etmeye ne de mantık yürütmeye ihtiyacı vardır. Talep etmesi yeterlidir.