"Apollo 11 astronotları bu seyahatten önceki aylarda ABD'nin batısında Ay'a benzeyen ıssız bir çölde eğitim gördüler. Bu alanı pek çok Kızılderili ev sahipliği yapıyordu; bir yeriyle astronotlar arasında geçen bir diyaloğa dair şöyle bir hikaye vardır :
Bir gün eğitim esnasında astronotlar yaşlı bir Kızılderili ile karşılaşır. Adam orada ne yaptıklarını sorar. Astronotlar kısa süre içinde Ay'a yapılacak bir araştırma seyatinin parçası olduklarını söylerler. Yaşlı adam bunu duyunca bir an sesiz kalır,sonra astronotlardan kendisine bir iyilik yapmalarını ister. Asronotalr "ne istiyorsunuz? " diye sorar. Yaşlı adam, "Kabilemdeki insanlar Ay'da kutsal ruhların yaşadığına inanır. Onlara halkımdan önemli bir mesaj iletmenizi isteyecektim." Asronotlar "mesaj nedir?" diye sorar. Adam kendi dilinde bir şeyler mırıldanır, sonra da astronotlara bunu ezberleyeyinceye kadar tekrar etmelerini söyler. Astronotlar " bu ne demek?" diye sorar. "Bunu size söyleyemem. Sadece bizim kabilemeizdeki Ay ruhlarının bilebileceği bir sır", der. Üsse geri döndüklerinde astronotlar uzun uğraşlardan sonra yerel dili konuşabilen birini bulurlar ve ondan mesajı tercüme etmelerini isterler. Ezberledikleri şeyi söyleyince çevirmen kahkahalarla gülmeye başlar. Nihayet sakinleşince, astronotların bu kadar dikkate Ezberledikleri sözlerin, "Bu adamların size söylediği hiçbir şeye inanmayın. Topraklarınızı çalmaya geldiler," olduğunu söyler.
"Milyonlarca insan fiziki, manevi ve zihni açıdan çürümeye terk edilmiştir. Kimse de bu çürük kokusunu duymuyor, çünkü devamlı solduğu bu kokuya alışmış herkes. İnsanlar sürekli iç içe yaşadıkları bu duruma alışmışlar, bunun olması gereken ve olağan bir şey olduğunu düşünüyorlar.
Böyle olmak zorunda mı? "