"Bellekte kalan şeyi yakmalı:Ancak durmadan acı veren, kalır bellekte. "—İşte budur, yeryüzündeki en eski(yazık ki, aynı zamanda en uzun süren) psikolojinin temel savı.
Tabiatın her zaman yeni ve göz kamaştırıcı güzellikleri karşısında da çok defa hayran susarlardı. Bu güzelliklerden ruhları hiçbir zaman bezmezdi. Yer, gök, deniz her şey duygularını coşturur, yan yana sessizce oturur, bir tek gönülle yaradılış mucizesini seyre dalarlar, birbirlerini konuşmadan anlarlardı.
Okuduğu kitaplarda kendi düşüncesinin ve duygularının yankılarını, bir gün önce söylediği kelimeleri buluyordu. Sanki yazar onun kalbinin atışlarını dinlemiş de yazmıştı