zeyrek

zeyrek

, bir kitap okudu
10/10
·327 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
Craig Buck
8.6/10 · 2.881 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
İnsanoğlu ilkin Dünya'yı Evren'in merkezi zannetti, daha sonra Dünya'nın Güneş etrafinda döndüğünü ve Güneş Sistemi'nin de aslında devasa bir galaksinin küçücük bir parçası olduğunu öğrendi. Bu da yetmedi galaksimize benzeyen milyarlarca galaksinin de evrendeki varlığını öğrendiğimizde herhalde artık bu kadar diye düşünürken şimdi de evrenimize benzeyen çok sayıda başka evrenin var olduğunu düşünüyoruz. Bilim insanları çoklu evrenlerin varlığını somut bir şekilde kanitlayamasa da matematiksel denklemler, atomalti parçacık dünyası ve evrenin yapısında var olan pek çok şey çoklu evrenlerin varlığını işaret ediyor. İşte bu kitap da çoklu evren bir diğer deyişle paralel evrenler ile ilgili ortaya atılan teorileri bizlere aktarmaya çalışmış. Çoklu evrenlere işaret eden atomalti dünyadaki kuantum dalgalanmalarina, günümüzde yeni yeni üretilmeye başlanan kuantum bilgisayarların çalışma mekanizmalarına, evrenin genişlemesi hadisesine, zamanda geriye ve ileriye doğru hareket ihtimallerine, atomun içerisinde bulunan en küçük parçacıkların hareketlerinden yola çıkılarak ortaya atılan sicim teorisine, karadeliklerin yapısına, büyük patlamaya değinerek çoklu evrenlerin varlığını kanıtlamaya çalışıyor. Çoklu evrenlerin varlığından ne kadar emin olunsa da nasıl oluştuğuna ve ne şekilde göründüğünü dair pek çok farklı teori mevcut. Bu teorileri de kitapta bulabilirsiniz. Bilimkurgu dan fırlamış izlenimi verse de bu kitapta anlatılanların her biri bilimsel veriler ışığında okura sunulmuş. Bu nedenle temel anlamda matematik ve fizik bilgisi olmadan okuru biraz zorlanacağını düşünüyorum. Açıkçası benim de okurken anlamakta çok zorlandığım kısımlar oldu. Ama oldukça heyecan verici...
Çoklu EvrenlerJohn Gribbin · Alfa Yayıncılık · 201289 okunma
10/10
·364 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
Beni bundan öncesinde romanlarıyla büyüleyen ve neden daha fazla roman yazmamış diye hayıflandığım, edebiyatımızın en önemli yazarlarından Ahmet Hamdi Tanpınar. Madem başka romanı yok hikayeleri ile okumalarıma devam edeyim dedim ve çok da doğru bir karar verdiğimi gördüm. Her bir hikayesinde o tanıdık üslup, tanıdık karakterler, güçlü anlatım ve kullanılan Türkçe'nin güzelliği... Daha önceden farklı mecralarda yayınlanan hikayeleri ve kitap olarak yayınlanan bazı daha uzun hikayeleri birleştirilerek uzunlu kısalı 16 hikaye bu kitapta birleştirilmiş. Bu hikayelerde romanlarında da sık sık rastlayacağınız Osmanlı'nın son donemleri ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında yalılarda yaşayan İstanbul'lu aile yaşantılarının yanında, Anadolu'da, taşrada yaşayan insanların hikayeleri de yer almakta. Bu hikayelerin çoğunda insanların iç dünyaları, hayalleri bazen gerçekçi bazen de rüya ikliminde bizlere sunulmuş. Çoğu hikayenin insanı düşünmeye ve sorgulamaya iten tarafları var. Ölüm, ayrılık, ahlak, aşk, sorumluluklar gibi pek çok konuda sizleri içine çekecek hikayeler... Kitaptaki iki hikaye arasındaki benzerlik çok dikkatimi çekti. "Yaz Yağmuru" ile "Emirgan'da Akşam Saati" hikayeleri nüanslarda farklılıklar olsa da aynı hikayenin dönüştürülmüş halı gibiler. Zaten kullanılan isimler de aynı.
HikayelerAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20131,576 okunma
8/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
Olabildiğince sade ve yalın bir anlatıma sahip "Yaşamak". Neredeyse hiçbir şekilde betimlemeye, ağdalı bir dile yer verilmemiş. Kitap, Çin'de kırsalda dolaşan bir gezginin günün birinde tarlaların birinde rastladığı yaşlı bir adamın hikayesini dinlemeye başlamasıyla başlıyor ve kitabın sonuna kadar da bu hikayeyi dinliyorsunuz. Aslına bakılırsa bir köylünün dilinden anlatılan kendi hikayesi zaten oldukça sade olmalıydı. Kahramanımız Fugui, çok zengin bir ailede doğar ama bu zenginliği koruyacak kadar sorumluluk sahibi değildir. Tüm zamanını kumar masasında ve genelevlerde geçiren Fugui günün birinde tüm malını masada bırakır ve evine fakir bir adam olarak döner. İşte tüm hikaye ve sefalet bundan sonra başlar. O günden sonra Fugui akıllanır aslında ama dönemin siyasi şartları, talihsizlikler bir türlü yeniden dirilmesine müsaade etmez. Fakir hayatlarında küçük mutluluklar da yaşanır elbet ama o, kendini suçlu hissetmekten; annesine, eşine ve çocuklarına yaşatmak zorunda kaldığı hayattan dolayı üzülmekten hiçbir zaman vazgeçmez. Yaşadıkları talihsizlikleri ve kayıpları okudukça yok artık bu kadar da olmasın diyor insan bir çok yerde. O kadar üzücü şeyler yaşanıyor ki... Bu hikayenin anlatımı içerisinde Çin yakın tarihine dair de oldukça fazla ayrıntıya yer verilmiş. Mao dönemi ve Çin Kültür Devrimi sırasında halkın yaşadıkları, yeni komün hayatının başlarına getirdiği olumlu olumsuz değişiklikler ve bir köylünün gözünden bu değişikliklerin nasıl göründüğü gibi konular da kitapta işlenmiş. Muhtemelen bu ayrıntılar yüzünden kitap Çin'de bir süre yasaklanmış. Bir taraftan Çin kültürü hakkında da fikir sahibi oluyorsunuz kitabı okurken, benim gibi Çin edebiyatına çok yabancıysanız bu durum da ilginizi çekebilir. Velhasılı, kitap akıcı ve anlattığı şeylerle etkileyici de
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,8bin okunma