Hayat bir şarkının ritmidir. Senin için var olmuş çok özel bir şarkı, sen bununla deliler gibi eğlenmeyi ve kafan güzel olana kadar zevkten başını sallamayı tercih edebilirsin yada ritmin ağırlığına kapılarak bitmek tükenmek bilmeyen dertler ile boğuşursun. Tercihlerin ön görülebilir olması seni hiç sıkmadı mı? veyahut bu değişimin senin iznin olmadan sıkıcı bir şekilde gerçekleşmesini yaşa. Dostum ritim değişiyor artık, alter ego senin kırılmazlarını tek tek yok ediyor; içinde ki çığlıkları duyuyor musun? Serbest bırakılmasını ve günlerce ona eşlik etmen gerektiğini biliyorsun, bilmediğin şey karşı koyarak sadece onu büyütüyorsun, bugün olmasa bile yarın seni büyük bir bozguna uğratacaktır, ne korku dolu bir bekleyiş ama- bir aptalın pul pul dökülüşü ve sancılarını yırtık poşetlerden yere saçılışı.
İnanın bana yaşadığımız her tecrübenin bir bedeli vardır. Kimilerini o kadar acı bir şekilde kazanırız ki tüm varlığımız bundan rahatsız olur. Yeterince bilmek çok güçlü bir niteliktir, insanın ruhuna dokunan onu kendi yaşantısıyla büyüten şeyler aslında en karanlık olanlarıdır. Hiç mutluluğu sindiremeyen bir insan gördünüz mü? O sevmeyi bilmediğinden değil, sevdikten sonra ödeyeceği bedelden çekindiğindendir; korkaklık en cesurlara bahşedilen tamamlayıcı bir sanat eseridir, kendi paletinde ki tüm renklerle ortaya çıkardığın o eser; sensindir.
Çanlar çalıyor, kulaklarım bu sese hiç aşina değil patron. Bilmelisin, ben artık küçük kesiklerin akıttığı kanları görmezden geliyorum. Her kesik beni acı toleransı daha güçlü biri haline getirdi. Kim ister hiç bir şey hissetmemek? belki isterim. Lanetlenmek ve affedilmek umurumda bile değil, benim tarzım daha kestirilemez; diğer insanlar gibi yalvarmayacağım her günahı affetmesi için yaratıcıya. Çünkü, bu öfkeyle yıllarımı geçirebilirim bir hiç uğruna bile olsa, kendimi adrenalinin göz bebeklerini büyüten bu kısmına bırakabilirim. Bugün ölecek olsan sana karşı işlenen her günahı affedebilir miydin? Aptal bırak acımayı kendine. Belki gitmeden tozu dumana katmak isterdin, küçük bir kaçamak; tanrının izniyle.
Kalbin her atışı kulakların duyamayacağı bir frekans aralığında değildir. Bazen öyle şiddetlenir o kadar güçlenir ki, kulakların tek duyduğu ses haline gelir. Bu sesin sana ölüme ne kadar yaklaştığından bahsettiği olur mu? Kimse bilemez, kimseye anlatamazsın senin diyaloğundur; mücadelenle ardışık bir aşktır. Aşk diye tanımladım çünkü kendine aşık değil midir insan? İşin içinde sorun olsa dahi, kendi olduğu için aşktır; her insan kendi ölümüne aşıktır.
Bir şeyleri ertelerken kırılmaz bir döngü oluşturuyorsun; her gün bu benim yaşantım değil, her gece yatmadan önce bu olacağım diyorsun. Senin yaşantın tamda bu - seyreltilmiş hayat. Homojenize olmuş hayaller ile gerçeklik senin kırık kalbin, çünkü bu gerçekliği kendi ellerinle yarattın. Aynaya baktığında gördüğün silüet sana büyük bir kavgayı hatırlatıyor, benim kavgam, tanrım benim büyük öfkem.