Sic Mundus Creatus

Sic Mundus Creatus
@Plainview
Günün sonunda
Ölümü dışardan gelecek bir şey olarak algılamanın hatalı olduğuna inanıyorum. Ölüm içimizdedir, tıpkı yaşam gibi. İçimizdeki yaşam takdire şayandır; inanılmaz şeyler başarır. Ama bir siyah at vardır ki, onunla baş edemez yaşam gücümüz. O ne yöne çekerse, oraya gideriz. O yazgımızdır. Ölüm insanın yazgısıdır. Bilinçdışı bunu bilir. Ancak insan bu hakikatin unutularak yitirilmesi yoluyla yeni bir sayfa—bilinç sayfası— açarak içtiği Ameles ırmağının sularının verdiği kaygısızlık ile ölümü inanılmayan bir şey olarak mühürlemiştir bile. Bilinç bu yüzden ölüme inanmaz, bütün erdem sayılanların karşıtını üretir. Şairlerin şairi şöyle der: «bilinç böyle korkak ediyor hepimizi düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor yürekten gelenin doğal rengini.» -Alıntıdır.
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Umutsuzca beklemek yavaş yavaş yem olmaktır hayata. Tüm ruhunuzun didiklenip yok edildiğini görürsünüz. Senden geriye artık ne kaldıysa onun içinde ümit etmek yoktur. O güçlüdür, parçalanmaz ve yüce bir zihni hak edip kazanmıştır. En güçlü dalgalarda yüzebilecek kadar korkusuz, kendini hiç bir şey uğruna satmayacak kadar akıllıdır. Kendini kandırmaya devam ederken benim ne halde olduğumu, bozduğum tüm yeminlerin günahlarını nasıl ödediğimi gör. Yalnızca senin için değil, ben kendime verdiğim sözleri tutamadım; korkusuz bir melez. Korkusuz çünkü bugün ölebilmek için yaşadı; ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir ki? Ruhsuz bir Kimera.
Edebiyat
Bilirsiniz, bazen olup bitenleri daha net görebilmek için yaklaşmanız gereklidir. Daha yakına, daha da yakına. Gözlerinizin gördüğünü zihniniz algılayabiliyor mu? Çünkü biraz önce ne olup bittiğini görmek için yakınlaştığın bu karmaşa, sensindir. Karşılaştığın manzarada sorabileceğin sadece iki soru var. İlk olarak kendinden nasıl bu kadar uzaklaştığındır, ikincisi ise sen oralarda bir yerlerdeyken burada yalpalayan ahmak kim? Burada gerçekleşen muhakeme senin kendi içsel sınavındır. Sorulara cevap vereceğin gerçek bir sınav değildir, doğru da yanlışta sensindir. Gerçek şu ki kontrolü elinden bırakıp kaybolduğun da her şeyi geride bırakırsın, kendini bile.
Edebiyat
Sadece düşündüm; milyarlarca yıldır süregelen bir düzen veya düzensizlik her neyse, kötülüğü yaratma konusunda nasıl bu kadar titiz çalışmış olabilirdi?
Edebiyat
Bir çok hezeyana uğradım, ezilip büküldüm; gözümden akan bir damla yaş oldum ve yere düştüm, kurudum. Gerçekleşmesi önemli değil, insan bir çok kere yıkılır, alışırsın. Önemli olan eskiden yüzünde gördüğün gülümseme. Bunu sevgiyle kaybedersin, aşkla yok edersin. Bu hezeyan seni, sen ile vuracak kadar acımasız, ilkel bir kötülüktür.
Edebiyat