Bu kitabı isminden ve kapağından dolayı almıştım ve fantastik bir şey beklediğimi söylemeliyim. Konusuna bakmamıştım çünkü ama içini açıp okuyunca beni bir şaşkınlık sarmadı değil ama kitap akıp gitti. Yine bir günde oturup okumalık ve üstüne kişiyi düşündürecek, konuşturacak bir kitap. İçinde aynı zamanda birkaç tane çizim var ve her çizim kitabın içeriğini öyle güzel anlatıyor ki. Benim en sevdiğim siyah zemine yapılan yıldızlı olan oldu ve o yıldızları yerleştiren bir el. Yazarı da aslında bir ressam da olduğu için bunun yapıldığını düşünüyorum. Kitabımız aslında Samoa adlı bir kabiledeki kişinin beyaz ırkını, onlara Papalagi diyor, ne kadar sevmediğini ve kitap boyunca onları eleştirdiği bir kitap diyebiliriz. Yer yer katıldığım yerlerde oldu, yer yer kitabın yazıldığı zaman ve şu an yaşanılan zamana göre değişen çok şey olduğu için katılmadığım kısımlarda oldu. Bununda, kişinin yaşadığı hiçbir şeyi yaşamadığım için olduğundan kaynaklı bence. Tabii beyazları eleştirirken, aslında kapitalist düzeni eleştiriyor.
"Papalagi, gerçekten göğü delip geçmiştir!"