İyileşmenin bir aşamasının da tiksinti olduğunu okumuştum bir yerde. Sana zararı dokunan şeyden iğrendiğin ve daha fazla zarar görmemek adına o şeyden vazgeçtiğin an iyileştiğinin göstergesiymiş...
"Ben ne güzel seviyordum seni, neden beni kendinden soğuttun ki!" Sitemi barındırır sadece.
"Şu sarı bezle kalbin tozunu da alabilsek keşke. Zihnini mesela fırçalayarak yıkamak ne güzel olurdu. Ruhunu da şöyle bi dip köşe süpürdün mü... bal dök yala. Ya da dur dökme , yerleri de yeni sildim."
Madem kendiliğinden ayar kabul etmez . İnsan da böyledir. Salâh ,iyilik , hakk'ın bize lutufla bakışı sayesinde olur. Saat de böyledir. ... Bozuk bir saate bir hastaya , bir muhtaca bakar gibi bakmağa alış!