Sevilenin yanlışlarını düzeltebilmek uğruna onun öfkesini göze almaktan bile korkmayan aşk, geleceği pek umutlu olmasa da yüce sayılabilecek bir aşktır.
Neşenin zorunlu olduğu sıralarda neşeden yoksun kalmak kadar , neşenin var olduğu zamanlarda bundan sonuna kadar yararlanmamak da insanın ruhunu çökertir ve söndürür.
Bir kararın en güçlü biçimde dile getirilmesi her zaman kararın en güçlü anına rastlamaz. Böyle sözler güçlüyken gücünü göstermesi bu tür yeminlere bağlı olmayan , çürümeye yüz tutmuş kararları ayakta tutabilmek çabasıyla bir çeşit destek olarak ortaya atılır.
Sessizlik kimi zaman olağanüstü bir güçle kendini, duygunun kalıptan dışarı taşmış ruhu olarak benimsettirir; böyle zamanlarda sessizlik sözden daha etkilidir.