Sebahattin Ali nin bana göre en çarpıcı romanı... basit bir aşk hikayesini öyle güzel anlatmış ki, sanki içindeymiş, aynı duygulara kapılıyormuşsunuz hissi veriyor. Bence Türk edebiyatındaki mihenk taşlarından biri bu eser. Yalınlık ve dil kullanmadaki başarıya örnek olarak gösterilebilir.
İran’daki devrim ve yaşam hakkında, yazar kendi deneyimleri ve duygularını da katarak güzel bir esere imza atmış. Konuşur gibi yazdığı için birkaç yerde sesi beynimde yankılandı. Sanki nevşin Mengü anlatıyor ben dinliyorum... İran’a dair, kadın bir gazeteci olarak başka bir ülkede çalışmaya dair bilmediğim çok şey öğrendim... teşekkür ederim bu güzel eser için. Sadece birkaç yerde kendini tekrara düşmüş, onu da editorial hata olarak değerlendirmek lazım
Üstat ile beni tanıştıran kitaptır diyebilirim. O kadar güzel ve akıcı bir anlatımı var ki, ne zaman başladı, ne zaman bitti anlamadım. Güçlü bir kitap. Hafıza da yer ediyor...