" Osmanlı Devleti'nin temelinde zengin bir dini gruplar mozaiği, aşiret birliklerini, etnik unsurları ve müreffeh şehirleri yekpare bir çatı altında teşkilatlandırmaya muvaffak olan bir merkez bulunmaktadır."
" Türk tarihinde halkçı, eşitlikçi demokratik bir nesil sürekli var olmuştur. Türk halkının bütün kesimlerinin politikayı kendilerine ait bir saha olarak görmeyi sürdürmüş olmalarındaki ısrar bu demokrasinin muhtevasının bir yönüdür. halkın demokrasi taleplerinin vüsatinin hükümdarları uyarmış veya daha dikkatli yürümeye zorlamış bulunması madalyonun diğer yüzüdür."
" Çok milletli imparatorlukta Türk o zamanlar pek bir itibar gören bir kelime değildi.Daha çok geri kalmış ya da göçebe anlamında kullanıyordu. Namık Kemal yazılarında bazen Osmanlı kelimesini bazen de onunla eş anlamlı olarak "Türk"ü kullanmıştır, fakat Türklerin en eski tarihlerinden beri medeniyete katkıları olduğunun ilk defa altını çizen Abdülaziz'in askeri okullarına hazırı Süleyman paşa idi."
" II. Abdülhamit devri 1839'dan beri yapılan değişiklerin bir odak noktasında toplandığı bir devirdir. Çağdaş Türk edebiyatının temelleri o devirde atılmıştır ve jön Türkler her ne kadar Abdülhamid'e karşı başkaldırmışlarsa da Batı hakkındaki fikirlerini Tanzimat' in devamı olan Osmanlı topluluğunda kazanmışlardır. Padişah Süleyman Paşa'nın askeri okullar konusundaki çalışmalarını devam ettirmiş ve 1880'den itibaren bu konuda Alman askeri müşavirlerini kullanmıştır. Zamanında askeri rüştiyeler yatılı hale getirilmiş, buna askeri idadiler ilave edilmiş, harp okulunun programı geliştirilmiştir."