Hayatı çalışmak yoluyla sevmek hayatın en derin sırrına ermek demektir. Fakat eğer ıstırap çekerken, doğduğunuz güne lanet edip bedeninizin yükünü taşımayı alnınızın kara yazısı sayıyorsanız, o zaman size cevabım şudur: Yazılanı silecek olan sadece alın terinizdir.
What was the Sapiens’ secret of success? How did we manage to settle so rapidly in so many distant and ecologically different habitats? How did we push all other human species into oblivion? Why couldn’t even the strong, brainy, cold-proof Neanderthals survive our onslaught? The debate continues to rage. The most likely answer is the very thing that makes the debate possible: Homo sapiens conquered the world thanks above all to its unique language.
Eğer aşkla çalışamıyor ve çalışırken sadece hoşnutsuzluk duyuyorsanız, işinizi bırakıp tapınak kapısında oturmak ve sevinçle çalışanların sadakalarını almak yeğdir. Çünkü gönülsüz pişirilen ekmek acı olur ve ancak yarısını giderir insanın açlığının. Eğer üzümleri istemeye istemeye ezerseniz, gönülsüzlüğünüz şaraba zehir katar. Eğer melekler gibi şarkı söyler ama şarkı söylemeyi sevmezseniz, insan kulağını günün ve gecenin seslerine kapatırsınız.
Gidin tarlalarınıza ve bahçelerinize bakın, arının hazzının çiçekten bal almak olduğunu göreceksiniz; ama çiçeğin de hazzı arıya balını vermektir. Çünkü arı için çiçek bir yaşam kaynağı, çiçek için de arı bir aşk habercisidir, hem arı hem de çiçek, her ikisi için de hazzın verilişi ve alınışı bir ihtiyaç, bir vecit halidir. Ey Orphalese halkı, hazlarınızda çiçeklerle arılar gibi olun.