Ayrık otu

Ayrık otu
@Proffesional
|Uludağ üniversitesi| 4/3
74 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Tarihin bize fısıldadıkları...
Büyüyünce bu günleri unutma. Kitapların yakıldığı,insanların fikirleri ile suçlandığı bu günleri unutma. Çemberimde gül oya (2004)
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tarihin ötekileştirilmiş halkı...
Rivayet edilir ki , 3 nisan 33 (cuma günü) tarihinde Golgotada çarmiha gerilmesindeki kullanilan çiviler çingeneler dediğimiz halk tarafindan yapilmiştir.O gün bügündur bu halk lanetlenmis,göçebe oluşlari,yurt ve meslek edinemeyişleri hem bu lanetin yüzundendir..(bu sadece bir rivayet tabi) Kuzey Hindistan kökenli olan bu halk,günümuzde çogunlukla avrupa da en sık rastlanir .Peki çingene ne demek? Türkçede Çingeneler için pek çok kelime kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları “çingene”, “kıptî”, “poşa”, “karaçı”, “roman” gibi kelimelerdir. Bu kelimelerin büyük kısmı Türkçeye diğer dillerden geçtikleri için yabancı kaynaklı bir etimolojiyle açıklanabilmektedir.Fakat çingene sözü farsçadan gelir,farsça sözcük Eski Türkçe çıgañ "fakir, yoksul" sözcüğünden evrilmiştir... Peki kimdirler nerden gelir nereye giderler?? Doğu ve Avrupa’nın Roman ya da Çingene toplumu bölgenin en büyük ama aynı zamanda tarihleri en az ve çoğu zaman da yanlış bilinen toplumu. At arabaları, çadır- lar; oradan oraya dolaşıp gezen Romanların, Çingenelerin geleneksel imgesi. Artık hemen hemen bütün tarihçiler Avrupa’nın Çingene toplumlarının, ilk yolculuklarına Hindistan’dan çıktığı konusunda genelde görüş birliği içinde. İsa’dan sonra 3. ve 7. asırlar arasında Roman tarihi üzerinde uzman İngiliz tarihçi Donald Könrik bu göçün, hem bir ‘çekimin’ ama hem de bir ‘itilişin’ sonucu olduğunu söylüyor: “İtilişle kastet- tiğim, o sıralarda Hindistan’ın kuzeyinde süregiden savaşlar. Kuzey Hindistan o dö- nemde hem Batı’dan hem de Kuzey’den, devamlı işgallere sahne oluyor. Dolayısıyla bilhassa konar-göçer halkların ticaretle uğraşması çok zorlaşıyor; neredeyse imkânsız hale geliyor. Üstelik savaş ortamında müzik ve eğlendirme işiyle uğraşanların önüne pek iş fırsatı çıkmaz oluyor bu dönemde.” Peki, acaba
Tarih
Güz konuşmaları(...)
Dönelim...Dönmek yenilmektir biraz da, yarım kalmasıdır çıkışlarımızın, korkaklıktır, alışkanlıkların güvenli küflü kabuklarına sığınmaktır...Olsun dönelim biz yine de. Bi- lincinde olmadan üstlendiğimiz sorumluluklarımız var. Evlere dönelim, sırtımızın kamburu evlere, cılızlığımızın görkemli korunaklarına, yalnızlığımızın kalelerine dö- nelim. Ölçüsüz yaşamak bize göre değil Ömür hanım. Büyürken geniş ufuklarımız olmadı bizim. Küçücük avuçlarımızla sınırlarımızı genişletmek istedikçe yaşamın binlerce engeli yığıldı önümüze. Hangi birini yenebilirdik bunca olanaksızlık içinde. Umutsuzluğu tanıdık, yenilgiyi öğrendik böylece. Yaşama sevinci adına bir tutamağım kalmadı Ömür hanım. Bir garip boşlukta çiviliyim günlerdir gözbebeklerimden. Sahi nedir yaşamın anlamı? Geriye dönüyorum sık sık yanıt aramak adına, yüreğimin silik izler bırakıp, ağır yükler aldığı zamanın derin denizlerine. Bakıyorum umut karamsarlığın, sevinç acının azıcık soluk almasından başka ne ki? Yaşamsa gerçekle düşün umutsuz bir savaşı, her şeyi içine alan kocaman bir yanılsama... Değil mi yoksa?
Şiir
Özlem nedir(?)
özlem, örneğin işitmeyeceğini bildiğin birine-yalnızca ona;ama kendi kendine-neredesin?diye seslenmendir.
Şiir
Okuyorum, duyuyorum. Hayır, hiçbir şey değişmiyor. Kim insanların, devirlerin değiştiğini söylüyorsa yalan söylüyor. Her şey olduğu gibi. Bizim zamanımızda da böyleydi. Kan akıyordu, insanlar ölüyordu, köyler yanıyordu, çığlıklar göğe yükseliyordu. İnsanlar kin ve nefretin içinde boğuluyordu. Aynen bugün olduğu gibi."