Ama gerçek aşk sağlam bir psikolojik temel gerektirir. Şehvet düşkünün aşağılık arzusu ya da kendini güvende hissedebilmek için birine bağlanmayı arayanların arzusu değildir. İnsan aşık olabilmek için önce kendini sevmelidir. Ardında bir ölçüde egoizm olmadıkça, insan başkasına sempati ve sevgi veremez.
Aristoteles aşkın temelini dostlukta ve ötekinin değerini herkesten daha yükseğe koymakta bulur. “Filia” dostluk, beğeni ve sadakate karşılık ima eder ve aşk perdesine doğru yükselirken başkalarını dışlayıcı ve ayrımcı olmaya başlar. Faydacılıktan uzaktır, çünkü sevilen kendisi için sevilmektedir.
Kitap Türkçeye Bulgarcadan çevrilmiş ve 1928’de İstanbul’daki bir yayınevinde basılmıştır. O sırada ülke “ Türklerin Babası” Atatürk’ün fikir önderi olduğu bir kırılma ve modernizasyon süreci atlatılıyordu. Atatürk’ün Petrov’un kitabı nasıl keşfettiği bilinmiyor, ama okuduğunda o kadar beğenmiş ki kitabın özellikle askeri okullar olmak üzere tüm okulların müfredatına sokulmasını emretmiş.
- M. Vituhnovskaya
İnsan bir şey bekliyordu, sabahtan akşama kadar bekliyordu ve hiçbir şey olmuyordu. İnsan tekrar tekrar bekliyordu. Hiçbir şey olmuyordu. İnsan bekliyor, bekliyor, bekliyordu, düşünüyor, düşünüyordu, şakakları ağrımaya başlayana kadar düşünüyordu. Hiçbir şey olmuyordu. İnsan yalnız kalıyordu. Yalnız. Yalnız.