G.A.: Bir insanı bir şey yapmaya iten biricik güdü nedir?
Y.A.: Kendi içini ferahlatma ve onun onayını kazanma zorunluluğu. Eylem öncelikle kişinin kendisine yarar sağlamalıdır.
Geçmişe de değindim; olanca sevinciyle, geçmişin ışığının, bugünün karanlığında nasıl ışıdığını anlattım. Kendimi vaiz gibi göstermekten kaçınmak için, yine bir şairden alıntı yaptım “dünyadaki hiçbir güç yaşadığın şeyi elinden alamaz”. Artık geçmişte kalmasına karşın, sadece yaşadıklarımız değil, yaptıgımız hiçbir şey, sahip olduğumuz düşüncelerin, çektiğimiz onca acının hiçbirisi kaybedilmiş değildi; geçmişi biz yaratmıştık. Geçmişte yapmış ya da olmuş olmak, varolmanın bir başka belki de en emin şekliydi.
“Her gün aynı saatte gelmelisin” dedi tilki. “Örneğin öğleden sonra saat dörtte gelirsen, ben saat üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım. Zaman ilerledikçe de daha mutlu olurum. Saat dörtte endişelenmeye ve üzülmeye başlarım. Mutluluğun bedelini öğrenirim. Ama günün herhangi bir vaktinde gelirsen, seni karşılamaya hazırlanacağım zamanı asla bilemem. İnsanın gelenekleri olmalıdır.