3. Kitabı bitirdikten sonra şimdi fikrimi değiştiriyor ve en sevdiğim kitabın Azkaban Tutsağı olduğunu söylüyorum :) Tabi bütün kitapları bitirdiğimde en sevdiğim kitabın hangisi olduğuna tam olarak karar vermiş olacağım ama çıta okudukça yükseliyor. Filmler arasında da Ateş Kadehi'nden sonra en sevdiğim film Azkaban Tutsağı olmuştu.
Bu kitapta içimi ısıtan ne kadar bölüm varsa bir o kadar da içimi burkan üzüldüğüm kısımlar oldu. Sirius'un kaderine çok üzüldüm. Yıllarca boşuna o kadar eziyet çekmesi ve üstelik şimdi yine kaçak olarak yaşayacak olması çok üzücü bir durum. Ama geçmişte Snape'e yaptığı o acımasız şaka kısmında gerçekten fazla ileri gitmiş belki de ailesinden gelen kanı yüzünden olabilir sonuçta Bellatrix gibi korkunç bir akrabası var.
Kitabı okurken gerçekten bir an (senaryo o kadar güzel olduğu için) Sirius'un ihanet ettiğini düşündüm. Her şey onu gösteriyordu. Sır tutucu olması, Muggle'ların öldürülüşü, Pettigrew'un yok oluşu, her ne kadar filmden masum olduğunu bilsem de Rowling'in her şeyi nasıl mantıklı bir şekilde açıklayacağını ve taşları rayına oturtacağını merak ettim. Ve gerçekten de mükemmel tatmin hissi veren bir şekilde senaryo yazılmış. Her şey o kadar güzel oturuyordu ki gece 4'e kadar kitabı elimden bırakamadım.
Her ne kadar kitabın sonunda Harry'nin belirttiği gibi Sirius ve Harry beraber özgürce yaşama fırsatını kaçırdığı için içim buruk olsa da, kitap harika olduğu için hemen bir sonraki kitaba geçmeye hazırım.
Okumayı düşünen herkese öneriyorum.