İlk bölümde her şeyi içselleştirip kendi tarafımızdan anlamlandırdığımız iletişimsiz ilişkilerin nerelere yol aldığını görüyoruz. Neyse ki sonunda iletişim kurabilmeyi başarıp yanlış anlaşılmaları fark edebiliyorlar. Bu son çok duygulandırdı beni.
İkinci bölümde öfkeden gözü dönmüş ve tüm gemileri(kendini dahil) yakabilecek bir kadının nefretini kusmasını okudum. Sürekli kendisini masum olarak nitelendirip herkesin ama herkesin ona karşı olduğu bir dünyayı tasvir etmesi majör depresyon tınıları ile kurban psikolojisine girmiş bir kadın izlenimi verdi bana. Elbette yaşadıklarımızın ağırlığı altında ezildiğimiz zamanlar olur ancak bu denli tükenmişlik anlarında psikolojik destek almakta fayda var.
Üçüncü bölümü henüz okumadım bu Monolog bölümünü atlatıp okumaya geri döneceğim.