İnsanın kırılganlığı düşünüldüğünde, yaşamı pişmanlıklar olmadan atlatmak olanaksızdır. Zaman zaman hepimiz bencil, düşüncesiz, alıngan, öngörüsüz olabilir veya tamamen dürüst davranamayabiliriz. Hepimiz kestirmeden gideriz, yanlışlar yaparız, mücadeleden kaçarız ve amaçlarımıza ulaşamayabiliriz. Böylesine normal insani zayıflıklar sıklıkla düşük özgüvenli insanlar tarafından temel yetersizliklerinin birer kanıtı olarak görülür.
Bütün bunlardan, bu dünyada iki insan ırkı olduğunu, ama sadece iki ırk olduğunu -soylu insan “ırkı” ve soysuz insan “ırkı”- öğrenebiliriz. Her ikisi de her yerde bulunur, toplumun her kesimine sızar.
Ama gözyaşlarından utanmamız gerekmiyordu, çünkü gözyaşları, bir insanın, cesaretlerin en büyüğüne, acı çekme cesaretine sahip olduğuna tanıklık ediyordu.