Modern çağ dediğimiz bu dönemde , geleneklerimizi, ailemizi, eğitim hayatımızı, fikirlerimizi, modern çağın insana dayattığı koşullara hapsetmenin verdiği bir dönemden geçiyoruz kanaatimce. Ölü Ozanlar Derneği bu durumu çok iyi özetleyerek önümüze sermiş durumda.
Düşünce olmadan şahsiyet kazanılmaz der Mustafa Kutlu.
Tüfeksiz Hareketler adlı bu kitap ,hem insanın hem de insanlığın iç meselesi haline gelen konuları çok iyi izah ediyor.
İdeoloji ,sadece kurumsal ve siyasi bir kavram değildir. Bazen kendi doğrularını doğru sayıp bütün zıt düşünceleri yok saymaktır.Tıpkı robotlaşan Murtaza gibi.
Dünya edebiyatının önemli isimlerinden Tolstoy’un Hacı Murat romanında başkahramanın Müslüman olması, romanı birçok açıdan merkezileştirir. Romanda Tolstoy, Hacı Murat ile Şeyh Şamil arasındaki ihtilaftan hareketle Hacı Murat’ı Şamil’e karşı kullanmayı ön plana çıkarırken ihanet ile vicdan arasındaki çetin gelgitleri sorgular. Özellikle samimi bir Hristiyan olan Tolstoy’un Müslüman iki şahsiyeti eserin merkezine yerleştirmesi, dinsel ötekileştirmelerin naif bir eleştirisi olarak okunabilir. Diğer taraftan Kafkasya ile romanın başkarakterleri arasındaki ilgi de özellikle 19. yüzyıl düşünürlerince belirtilen kişilik ile mekân ilişkisini hatırlatır. Bu eserde Tolstoy, savaşın arka planında hayata ilişkin ortak insanî öz’ün izini sürmekte ve okuyucuya iletmek istediği insaniliği Kafkas insanı üzerinden vermektedir. Eserin giriş bölümü ve son bölümünde ki deve dikeni örneği de çok manidar bir öğüt niteliğinde.