Rabiaaa

Rabiaaa
@Rabiaakla
Sanat ve sanata dair.
Aksaray Üniversitesi / Türk dili ve Edebiyatı Mezunu
103 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
"Güçlü olanların zayıf olanları köleleştirmemesi, azınlığın çoğunluk için bir parazit ya da çoğunluğun en iyi özsuyunu müzmince emen bir pompa haline gelmemesi için istisnasız olarak herkesin; yani güçlülerin, zayıfların, zenginlerin ve yoksulların kendileri için bu varoluş savaşında eşit derecede yer almaları gerekir. Bu anlamda, evrensel ve mecburi yükümlülük adı altında insanlar arası eşitsizliği ortadan kaldırabilecek bedensel emekten daha iyi bir vasıta yoktur."
Sayfa 35·Kitabı okudu
Edebiyat
Rabiaaa
Diyordu Misail ama bu düşüncesi adeta bi ütopya gibi. Bu dünyadaki kan emicilerin olmadığı, haramın helalin karışmadığı, insanların sadece ihtiyacı kadar harcadığı, yediği, içtiği bir ütopya.
Reklam
Schopenhauer der ki: “ Eğer bu hayat gerçekten güzel olsaydı, herkes büyük bir sevinçle uyanır ve hiç istemeyerek uyurdu; oysa durum bunun tam tersi.”
Psikoloji
Sinem USTA isimli okura yanıt verildi
Rabiaaa
Güzel yorumunuz için ben teşekkür ederim. Çok yerinde bi yorum gerçekten de çocukken daha mutluyduk.
8/10
·448 syf.··
2021 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2021 01:38
Romanın konusunu ; yıkılan köklü devlet ile küllerinden doğan yeni devletin halkın yaşamı üzerindeki etkiyi iki aile üzerinden işleniş biçimi olarak değerlendirebiliriz. Hikaye baştan sona beni sardı  ve elimden bırakamadım. Bazı kısımları fazla detaydı bu detay yerleri yazarın Sabahat ve Aram'ın neticelenen aşklarına ayırmasını tercih ederdim. Çünkü hikâyenin belki de beni en çok sürükleyen kısmı Sabahat ve Aram'ın aşkı oldu. Kitabın giriş kısmındaki soyağacında ikisinin evlenmiş ve bir kızları olduğunu görebiliyoruz ama nasıl evlendiklerine dair bir bilgilendirme olmaması beni üzdü. Sanki havada kalmış gibi oldu. Yazar serinin üçüncüsü Hayat'ta bahsetmiş midir acaba büyük teyzesinin büyük aşkının nasıl vuslata erdiğinden, bunu ancak okuyunca anlarız. Bu boşluk dışında hikâye oldukça içten ve güzeldi. Sanki Reşat Beylerin ve Kulinlerin Konağı'nın bir misafiri de bendim. Her şey gözümün önünde olup bitiyordu ama kimse benim farkında değildi. Bu yanıyla yazar romanını gerçekten güzel betimlenmiş. Romanda beni etkileyen bir başka mevzu ise iki ailedeki baba mefhumunun güzel işlenmesiydi. Burada beni hüzünlendiren Kulin Ailesi'ndeki Saadet'in sırf okuldan sonra evlerinin yakınındaki şekerciye gidip şeker almasından dolayı babasının onu okuldan alması ve evlendirmesi, acaba Sado'nun evliliğinin böyle bedbaht sonuçlanacağını bilseydi yine alır mıydı onu okuldan. Buna nazaran Reşat Beylerin kızı Sabahat'ın gittiği kolejler ve katıldığı arkadaş toplantılarına rağmen kızını destekleyen baba. İki kızı da karşılaştırdığımda ikisi de okulunda zeki ve başarılı bir öğrenci ama kızların kaderini (günümüzde dahi) her zaman babaları çiziyor. Bu kitap benim Ayşe Kulin ile ilk tanışmam oldu. İyi ki de oldu..
1000Kitap
UmutAyşe Kulin · Everest Yayınları · 202011bin okunma
Rabiaaa
Beni yeri geldiğinde güldüren, heyecanlandıran ve hüzünlendiren ancak umudumu hiç kaybettirmeyen bir eser. Tavsiye ederim..
Ah şu yalnızlık kemik gibi, ne yana dönsem batar. ~Cahit Zarifoğlu
Edebiyat
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Rabiaaa
İşte bazen.. :)
"Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır, Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim..."
Şiir
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Rabiaaa
Sesinize sağlık 💫