Çocukları ve çocukların duygu dünyasını iyi araştıran Klee, onlarda varolan “kaba”lığı insanın özünden gelen doğal bir tavır olarak görüyor ve tekamül sürecinin neşeli bir evresi olarak değerlendiriyordu. Dolayısıyla çocuksu bakışın sanattaki yansımasını, gerçekliğin tekamül sürecinin ham dinamiğini neşeyle görselleştirme çabası olarak görüyordu. Hayallere, masalsılığa, oyuna eserlerinde sıklıkla yer vermesinin nedenlerinden biri de buydu.
Full bookshelves lined the walls from floor to ceiling. The stacks were just beyond the reading room, aisle upon aisle of more books. And there were more stacks upstairs, literally miles of books. This was paradise for Somerset. He could easily live here.