Psikiyatriyle geçen bunca yil sonra düşünüyorum da , biz insanlar bazen kendimizi çok akıllı zannediyoruz.Evet, dünyada ki diğer canlılara göre çok daha akıllı olduğumuz doğru ama bizim aklimiz henuz cok genc. "Aklın genci mi olur!" Diyeceksiniz şimdi. Ancak şöyle bir dönüp insanlik tarihine bakacak olursak, bizlerin dört ayaklı bir varlik olmaktan çıkıp iki ayağı üzerine dikilmesinin üzerinden aşağı yukarı iki buçuk - üç milyon yıl geçmis. O zaman, iki ayağinin üzerinde yürümeyi onca yilda ancak becermis zavalli varligin aklindan soz edebilir miyiz ?
“Daha çok anlat” dedim.
“Hoşuna gidiyor mu?”
“Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
“Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
“Gider gibi yaparız.”
En sevdiğim kısmı :)
"Bunu çok düşündüm ve insanların da gökyüzündeki yıldızlara benzediğine kanaat getirdim. Bazıları milyonlarca yıl, belli belirsiz parlar. Onlar hep orada olmasına rağmen bunu fark etmezsin bile. Tuvaldeki bir nokta misali birleşirler. Ama diğerleri öyle bir parlar ki gökyüzünü aydınlatırlar. Onları fark etmeden, hayranlık duymadan edemezsin. Bunların ömrü uzun sürmez. Süremez. Enerjilerini çabuk tüketirler."
"Yaratıcılığının, bir çok şeyi hayata döndürmesiyle oluşan keyfi hiç yaşamayan yetenekli bir bahçivan, yaptığı tatlıların yarattığı gülümseyişleri ve takdirleri göremeyen bir aşçı gibidir."
"Çoğu insan stresin neden olduğu fiziksel rahatsızlıkların ciddi veya gerçek olmadığını düşünür. Oysa psikosomatik bir hastalığa katkıda bulunan duygusal stres, fiziksel semptomları iyice kötüleştirebilir ki bunlar en az fiziksel nedenlerden kaynaklanan semptomlar kadar gerçek ve potansiyel olarak tehlikelidir."