Her seferinde bir daha Orhan Pamuk okumayacağım deyip kendimi okurken buluyorum ve tekrar ben bir daha okumam diyorum. Evrenin istemediklerimizi karşımıza çıkarıp istediklerimizinse yanından bile geçemediğimiz bir kanunu var sanırım.
Her neysee...
Orhan Pamuk'un bu kitabına gelince akıcı bir üslupla yazılmış bence kolay okunabilir bir kitap. Fakat içeriğe gelince burası beni rahatsız ediyor. Ahlâk anlayışıma uymadığı için sanırım okurken bir huzursuzluk hissi bırakıyor bende yazar. Yoksa yazarın gerçekten kendine has bir üslubu var ve güzel.
Okuyup beğenmediğim ender kitaplardan... yarım bırakmayı sevmediğim için bitirdim diyebilirim.
sanırım çok okunan kitaplar listesinden uzun bir süre kitap okumayacağım.
Kitap şu an bitti ve ben bir süredir boş duvarla bakışıyorum. Hakikaten ben kimim?
Etkisinden çıkamadığım bir yazar ve kitap. Kendisinden okuduğum ikinci kitabım bu ve ben bu yazarın üslubuna aşık oldum desem yeridir :)
Okumanız şiddetle tavsiye edilir.
Koku*
Koklamak eylemi ne güzel eylemmiş dedirten kitap. Yazarın dilinden ya da çeviriden kaynaklı okuması zor bir kitap fakat konu itibariyle bayağı sürükleyici. Kitabı okurken hep garip bir hissiyat vardı üzerimde. Korkaklık ve tedirginlik arasında beni ürperten bir duygu. Okurken hem ana karaktere kızıyorum hem de bir taraftan hayat hikayesine üzülüyorum böyle olunca insan ne hissedeceğini de bilemiyor. Yazar dönemin Fransasını çok iyi anlatmış bizlere ve kitabın sonunu efsane bitirmiş. Kitap bitince bir ohh çekip rahatladım valla
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201827,3bin okunma
Aslında Puslu Kıtalar Atlası'nı almak için gitmiştim ama onu bulamayınca bu kitabı aldım. İyi ki almışım diyorum. :) Yazardan okuduğum ilk kitaptı. Nedense çok çok beğendim diyebilirim sadece. Beni etkileyen yazarın üslubu mu hikâyeler mi bilmiyorum ama çok beğendim.
İçeriğe gelince kısa hikayelerden oluşuyor fakat öyle sonunda ders veren öğüt içeren cinsten değil. Hikayeyi okurken içinde kayboluyor insan ve bir bakmışsın hikaye bitmiş ama bir son yok yine de çok seviyorsun :)