O anda bir kent yıkılıyordu pencerede, cama yansımış ne kadar apartman görüntüsü varsa birbirine çarpa çarpa, içlerinde yaşayan çoluk çocukla birlikte yerle bir oluyordu. Olup bitenleri berber dükkanından izlerken ürperiyordum tabii, çöken bir kentin ortasında yapayalnız kalmışım da kendimden başka tutunacak dalım yokmuş gibi dehşete düşüyordum.