Hiç kimse dışarıda bırakılmışlık duygusunun dışında bırakılmamıştır. Herkes kendinden esirgenen şey konusunda saplantılıdır. Başka bir deyişle tekeşliliğe inanmak, tanrıya inanmaktan pek farklı değildir.
Gençlikte öğrendiğimiz birkaç formül ve beylik söz stoku sayesinde ömrümüzü geçirmeye yetecek olan bütün malzemeyi elde ediyor ve böylece yorucu olan düşünmek külfetinden kurtuluyoruz.