Ramov

Ramov
Çizgileri sevmeyen, çizdiği çizgileri de hep ihlal eden.

Ramov

, bir kitabı yarım bıraktı
Oğuz Atay
8.5/10 · 20,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sonunda, “Anlıyor musun?' dedi, “Bizde neden kolayca bilim adamı yetişmediğini? Bilimin küçük yaşta başına gelenleri görüyor musun? Işte bilimin anavatanı Batı, Adana’ya gelmişti; üstelik yalmz pasm ikram etmiyordu küçük çocuklara: Kuvayı Milliye çeteleri düşmana karşı direnişe başladığı için yolhn, köyleri uçaklar bombalıyordu. Mahalle mektebi bitmeden, dayak korkusu bitmeden, düşman korkusu başladı Mustafa’da. Bir Newton’u mahalle mektebinde, falaka korkusuyla, anlamadığı bir dilin alfabesiyle ve kelimeleriyle savaşırken düşünebiliyor musun? Ya da Leibniz’i dört yaşında damdan düşerken gözünün önüne getirebilir misin?" “Kim bu Leibniz?” diye sordu delikanlı. “Büyük bit matematikçi,” diye mırıldandı orta yaşlı adam; sonra öfkelendi: “Bilmem neden böyle insanlardan söz etmezler okulda? Çocukları Büyük Iskender ya da Napolyon olmaya özendirdiklerini, neden onlara Gauss’tan, Pascal’dan bir şeyler anlatmazlar?”.
Eğitim
Diyarbakır'dan İstanbul'a girmenin en kısa yolunun karayoluyla Beyrut'a gidip, gemiye binmek olduğu yıllardı. Sınırlar yoktu, mayınlar henüz döşenmemişti, kimse ırkıyla, mezhebiyle övünmüyordu, diktatörler henüz iktirdarlara gelmemişti.
Tarih
9/10
·382 syf.··
2020 66. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2020 23:55
Edebiyatımızın şahsına münhasır, kült ve kaliteli yapıtlarından olan bu eseri dilinin ağırlığı nedeniyle yıllarca okumayı erteledim. Fakat artık hazır olduğumu hissetmekten ziyade merakıma yenik düştüğüm için okudum. Oysa okurken de gördüm ki dilinin ağırlığı azımsanmayacak kadar çok eski kelime - Osmanlı Türkçesi- bulunmasından, yani her ne kadar ara ara sözlük ile kitap arasında mekik dokumak zorunda kalıyorsanız da neticesinde anlıyorsunuz. Zaten bence bu kelimeler dışında dili oldukça akıcı yani fazla uzun veyahut karmaşık cümleler, kelimelerle çılgınca şovlar felan yok. Mesele şu ki asıl ağırlığı dilinden ziyade içeriğinde bence. Çünkü kaliteli her sembolist yapıt gibi bu da bizleri sunduğu oyunun arkasındaki asıl içeriği görmeye davet ediyor. Genel anlamda baktığımızda kitap Hayri İrdal'in hayatını ve Halit Ayarcı ile tanışıp Saatleri Ayarlama Enstitüsü isminde bir kurum yaratıp bu süreçteki karakterinin değişimini anlatır. Sonuçta her klasik yapıt gibi SAE'de de yazar, düşündürür, öğretir, sorgulatır, sevindirir ve üzer yani tıpkı hayat gibi bizlere deneyim kazandırır. -SPOİLER İÇERİR- Çoğu kişi Halit'in kitaptaki ideal karakter olduğunu düşünse de bana kalırsa kişilik özellikleri bir yana bırakıldığında bu iki zıt kişi iki uç düşüncenin abes kısımlarını temsil etmektedir. Şöyle ki düşünce itibariyle Halit; modernizmi, faydacılığı ve bunlar doğrultusundaki idealizmi sembolize ederken Hayri; salt akılcılığı, geleneği ve gerçekçi idealizmi sembolize etmektedir. Bittabi karakterin özelliklerinden dolayı yani Hayri'nin silikliği ve Halit'in baskınlığı dengesizliğe sebep olmaktadır. Evet modern, yenilikçi insan hayata ve çağa ayak uydurup kendisine ve çevresine daha yararlı biri olacaktır fakat gerçekçilikten ve gelenekten uzaklaştığında bu onun çöküşü
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma

Ramov

, bir kitap okudu
9/10
·382 syf.··
12 günde okudu
·
2020 66. kitabı
Ahmet Hamdi Tanpınar
8.2/10 · 53bin okunma