Murat Yiğit

Murat Yiğit
Fizyoterapist
Lisans
Eskişehir
193 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
9/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2023 21:33
   Şimdiiii, bi kitabı elinize aldınız, herhangi bir yerinde, önsöz, arka söz, sağ-sol ve de yan sözlerde "bilinç akışı" diye bir şey yazıyorsa kaç, tüy, uza, sıvış ordan, gitmek fiilinin tüm çeşitleriyle git...öyle bir kitap işte... .    Gelelim bu kitap özelinde nasıl bir okuma serüvenim olduğuna. Farzettim ki mini mini birlerin öğretmeniyim ve kırk kişiyiz sınıfta, dedim hepiniz birden bana bir şeyler anlatın bağıra çağıra, hepinizin ne dediğini aynı anda anlıyacam:) Mümkün mü? Değil tabi ki, ama sınıftaki kaotik ortamı hayal etmek mümkün. İşte böylesi bir kaosla başladı kitabın ilk bölümü. Her kafadan bir ses değil, bir kafadan her ses. 33 yaşında zihinsel engelli, sağır ve dilsiz Benjamin'in bilincinin akışı. Zaman kavramı zaten yok, dili ve dişi geçmiş zamanlar, mişli muşlu zamanlara karışmış. Mekan belli ama, dört çocuklu Campson ailesi, baba alkolik, anne sürekli hasta, mızmız ve yatağına bağımlı... .      Neyse geldim 30. sayfaya kadar, ne okuduğum hakkında bir  fikrim yok. Dedim bu böyle olmaz, ya yarım bırakcam, ya da beni azıcık tok tutacak kadar spoiler yemem lazım, bile isteye, seve seve:) Tekrar başa döndüm, cebimde spoilerlarımla, normalde 3× hızında okuyorsam 1x' e düşürdüm, bildiğin heceleyerek okudum nerdeyse. Ama taşlar yerine oturdu, büyük bir keyifle okudum bu zor eseri... .     Okuyacak arkadaşlara nacizane tavsiyem olacak, ilk iki bölümde emniyet kemerlerini sıkıca taksınlar, en çok bu bölümlerde sırtından atıyor kitap okuyucusunu, en çok yarım bırakılan eserlerdenmiş Ses ve Öfke...Sesli ve Öfkeli...
Ses ve ÖfkeWilliam Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 20263,110 okunma
Reklam

Murat Yiğit

, bir kitap okudu
9/10
·268 syf.··
Beğendi
·
5 günde okudu
·
2023 7. kitabı
William Faulkner
7.3/10 · 3.110 okunma
10/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2023 18:42
    Bu yorumuma Oğuz Atay'ın bir alıntısıyla başlamak istiyorum "Şu anda,sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim" İşte ben bu kitabı övebilmek için layıkı olduğu göklere çıkarabilmek için, hakkını Sezar'a teslim edebilmek için binlerce kitabı okumak isterdim, öylesi bir başyapıt, tüm güzel sıfatları önüne arkasına gözüm arkada kalmadan ekleyebilirim... .     Aşk nedir ? sorusuna herkes dilinin döndüğünce, yaşayıp gördüğünce cevap verebilir, ama aşk kitabı nedir? sorusunun tek cevabı benim için artık bu kitaptır. İngiliz edebiyatının en önemli klasiklerinden, oldukça geç okuduğum için kendimi eleştirdiğim Jane Eyre... .     Çiçektir böcektir, dağdır ovadır, yeryüzüdür gökyüzüdür o muhteşem tasvirlerini bir yere bırakıyorum, karakter tasvirlerini bir yere bırakıyorum, ablacım bütün duyguları, bu duyguların ruhta ve bedende uyandırdığı duygu durum değişikliklerini nasıl bu kadar güzel anlatabildin. Çok rahat çok profosyonel... .     Ahh Jane Eyre'm kızanım benim. Öksüzüm, yetimim, garibim benim. Bir ara 360 sayfalarda falanım, kitabı yarım bırakmayı düşündüm, o sayfada Jane Eyre o kadar mutlu ki, kapat dedim kitabı, kapat ve şu kızı ömrün boyunca mutlu kıl, en azından bir kişinin beyninde ve düşüncelerinde mutlu olarak kalsın sonsuza kadar... .     Yani demem o ki; klasikleri okumayı çok severdim, ama bu kitabın bende yeri bambaşka olacak...Kitapla kalın efenim...
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2023 16:48
    "İki Şehrin Hikayesi" deki i iki şehir Afyon ve Kütahya hee:) hemşerilerimin merakını cezbedeyim de, bu muazzam romanı okusunlar...     Bir insan hem fakirini hem zenginini, hem suçlusunu hem suçsuzunu, hem ezenini hem ezilenini, hem burjuvasını hem köylüsünü, hem iktidarını hem aşağılanmış halkını kendinden nasıl nefret ettirir. İşte böyle Fransız devrimi sırasında güç nasıl el değiştirip güce ulaşanın gözünü intikam ve kan bürüyüp, o bürüyen kanın masumların kanı olmasıyla...     Devrimin sloganı " Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik ya da Ölüm " ama devrimin getirdiği şey sadece ölüm, daha çok ölüm, suçlu masum ayırt etmeden sürekli çalışan bir giyotin...      Okurken kanım dondu, Londra ve Paris'i konu alan, insanın alçaklığının ve onursuzluğunun boyutu olmadığını gösteren, tüylerimi diken diken eden bir hikaye, bir başyapıt...     Şunu da söylemeden edemeyeceğim, bir kitaba ancak bu kadar güzel bir giriş yapılır, Albert Camus'un "Yabancı" adlı kitabının girişi beni mest ederdi, bu da ikincisi oldu. Alıntı kısmına bırakıyorum girişi, gelişme ve sonuç sizde...
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma