Murat Yiğit

Murat Yiğit
Fizyoterapist
Lisans
Eskişehir
193 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2019 249. kitabı
Her kitap yorumuma nerdeyse, yazarın okuduğum ilk kitabı diyerek başlıyorum:) İnsan okudukça cahilliğiyle daha bir yüzleşiyor. Acaba Türkçe ve Edebiyat derslerinde falan bunca yıl ne yaptık ki biz(ben)... Kitap yorumuma başlamadan önce huzurunuzda bazılarına çok fena dalacam, sinkaflı küfürler edicem! Şimdi biz ağzımızı yaya yaya Finlandiya eğitim sistemini yere göğe sığdıramıyoruz ya. Biz bundan tam seksen yıl önce, nüfusun yüzde sekseni köylerde yaşarken köy enstitüleri kurmuşuz. Öyle zirai dersler, öyle teknik dersler, öyle sanat edebiyat dersleri, öyle bir müfredat ki, enstitüten çıkan köy çocuğunu dünyada hangi işe koysan layıkıyla kotarır o derece. Sonra yedinci yılında müfredatın içi boşaltılmış, sonra da yurdun dört bir yanındaki bu enstitülerin kapılarına kilit vurulmuş. Gerçekten kahrolmamak elde değil, böylesi bir saçmalıkta parmağı olan, köylü düşmanı, ilim düşmanı, barış düşmanı, insan düşmanı ne kadar yavşak varsa yapışacam yakasına öbür tarafta. Kitaba gelince, toplumcu gerçekçi roman diyebiliriz. Ankaraya yakın bir alevi köyü olan Tozok köyünde geçiyor olaylar. O kadar fakir, o kadar kurak, o kadar verimsiz, ağaçsız, gölgesiz, bozkırın ortasında altmış hanelik bir köyde geçen yaşam mücadelesini anlatıyor. Ölesiye dürüst, ölesiye çalışkan köylümüz devletten zırnık beklentisi olmadan, taşlık bir araziyi insanüstü emek sarfederek bağa çevirir, üzümdür bostandır yetiştirmeye başlar. Tam dört yıl ilk ürününü bağbozumunu bekler... Veee sonra Ankara'dan bir cip içinde hökümet ve bürokrasi çıkagelir tüm vicdansızlığıyla. Şiveli, samimi, büyülü diliyle Tozok köyünü tanımanızı çok isterim. Kesinlikle tavsiye ederim efenim...Louis Ferdinand Celine-Gecenin Sonuna Yolculukta görüşmek üzere ️
KaplumbağalarFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20064,695 okunma
Reklam

Murat Yiğit

, bir kitap okudu
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2019 249. kitabı
Fakir Baykurt
8.7/10 · 4.695 okunma
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2019 248. kitabı
İnce bir kitap ama akıl tartısına koy ton çeker. Benim için çok zor bir okumaydı hem odaklanma problemi, hem de Cioran'ın sapkın felsefesini sindirmek zor oldu. Kafeini bol kahveler, sürekli yüzüne su çarpmalar, çoğu zaman sesli okumalar. Yine de layıkıyla okumadığımı düşünerek tekrar okunacaklar listesine aldım. . Adam ki; herkesle her şeyle kavgalı, hep üst perdeden konuşan, hayata-varoluşa tiksintiyle bakan bir adam. İsa`sına Musa'sına Tanrı'sına karşı. İyiliğe güzelliğe huzuruna karşı. İşine uğraşına eylemine karşı. Kurala ahlaka kitabına karşı. İsime sıfata anlama karşı. Çoğuk doğurmaya da, doğurtmaya da aşka da karşı... Kitabın en başlarında keşke diyor, taş olarak varolsaydım( o taşla millet kıçını silecekti haberi yok) . Mutlak gerçeklik ölüm bunda hemfikiriz. Cioran Tanrı'ya kafa tutup hep kendi isteğiyle ölümü istemiş ama bunu becerememiş. Kitabın çoğu yerinde intihar güzellemesi var, İntihar edenlere karşı aşırı bir saygı ve takdir var. Bu felsefeyi dile getirip, bunları yazabilen bir adam, intihar ederek imzasını atmalıydı hayata. Kitaba iki puanımı oradan kırıyorum:) 84 yaşına kadar, yaşadığı ve yazdıklarını unutana kadar, kendi deyimiyle tirit olana kadar yaşamış... Neyse Fakir Baykurt-Kaplumbağalar'da görüşmek üzere️
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
10/10
·752 syf.··
Beğendi
·
2019 247. kitabı
Usta yazar Vedat Türkali'nin, taraf olanlarının ihtilal, karşıt olanlarının darbe dediği 1960 lı yılları konu alan 750 sayfalık muazzam dönem romanı ile karşınızdayım... Öncelikle şunu belirteyim, romanda bilinçakışı yöntemini o kadar güzel kullanmışki, ikili diyaloglarda karakterlerin beyninin içinde hissediyorsunuz kendini...Şimdi ben buna siyasi roman desem, anlatılan aşka haksızlık ederim, aşk romanı desem, yakın tarihe haksızlık ederim...Bu kadar uzun bir roman ancak bu kadar dolu olabilirdi... Birazcık konusundan bahsedersem, o yıllarda yine fokur fokur kaynayan bir Türkiye, CHP-DP, İnönü-Menderes gerilimi, Üniversitelerde patlak veren, sokaklara taşan olaylar... Dış siyasette ki tutarsızlık, ve bu coğrafyanın makus kaderi; kardeşi kardeşe vurdurtma. Ve en sonunda askeri müdahaleye kadar uzanan olaylar olaylar olaylar... Ve bu olayların arasında filizlenen yasak bir aşk...Kırklı yaşların başında fikirleri devrimci eylemleri burjuvai evli bir adam olan Kenan ile, Üniversitede felsefe son sınıf öğrencisi aileden Devrimci Günsen'in aşkı... Epey uzun olduğuna bakmayın, dili, konusu, heyecanı su misali akıp gidiyor sayfalar, tavsiye ederim efenim... Bir de kitabın içeriğinde, yazarın kendine ait Bekle bizi İstanbul şiiri var ki, açın Edip Akbayram'dan dinleyin tekrar, çok güzel gidiyor:) HARAMİLERİN SALTANATINI YIKACAĞIZZZ!!! O zaman şöyle diyelim, parti ve şahıs ayırmadan haramilerin saltanatı yıkıla, koltukları kıçına kaçaaa
Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20256,5bin okunma