Raskoln

Raskoln
@Raskoln_
Yağlı koltukların semiz uşakları
Kpss bunalttı, biraz da inceleme :)
7/10
·56 syf.·
2019 147. kitabı
Evet arkadaşlar bu eseri yaklaşık 1 sene önce okumuştum ve o kadar etkilenmiştim ki kesinlikle bir ara inceleme yapacağımı kendi kendime söylemiştim ve bugüne nasipmiş Zweig; muhteşem ötesi tahlilleri ile olay örgüsü ile ve yine bir savaş karşıtı karakteri ile karşımızda Peki bu kitap bize ne anlatıyor? Savaş karşıtı düşünce yapısıyla tanınan Zweig bu kısa kitabında ressam olan Ferdinand savaşa gitmemek için İsviçre'ye kaçmıştır. Sonra askerlik için konsolosluktan çağırılır. Bir yandan eşi Paula'ya ve özgürlüğüne düşkün olması diğer yandan vatan kavramının verdiği sorumluluğun ağırlığı. Acaba hangisi ağır basacak. Ferdinand hangisini yapacak? Ya da Ferdinand in duyguları mı terazide ağır basacak yoksa vatan aşkı mı ?(Biraz merak uyandırsın). Bu ikilemde kalan içi içini yiyen bir adamın hikayesi... Tavsiye ediyorum. Kısacık zaten, okursunuz değil mi ? :) # insan bir amaç uğruna kendinden vazgeçebilir, fakat başkalarının çılgınca fikirleri uğruna değil...
1000Kitap Gerçek Okurlar
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aşkın en saf hâli Leylim Leylim
10/10
·207 syf.·
2020 59. kitabı
Herkese merhaba Leylim Leylim kitabını uzun bir zaman önce edinmiştim. Ancak şimdi okuyup bitirebildim. Bir yanım neden daha önce okumadım der gibi, diğer yanım keşke okumasaydım ya da keşke hiç bitmeseydi der gibi. Aşkın en saf, en temiz, en berrak halini resmen iliklerinize kadar hissedeceğiniz mektuplar yazmış Ahmed Arif tanrılaştırıp taptığı Leylasina. Ah Leyla ah, zalım Leyla. Okurken çoğu zaman Leyla ya kızdım, Ahmed için üzüldüm. Ama olsun, Leyla'yı böyle seven bu kadar ağır ve yoğun duygularla Ahmed Arif kizamamişsa Leylasina, bizim kızmamız saygısızlık olur herhalde. Biz üzülürüz Ahmed Arif'e ama kendisi üzülmedi hiç, çünkü o Leyla'nin hasretini, ve acılarını bile çok sevdi. Leyla'ya dair her şeyi taparcasına sevdi. Çünkü Leylasi onun Tanrısıydı. Kendisini de hep Leyla' nin kulu olarak gördü. Ömrü boyunca aşık olmamış, aşkı yaşamamış, aşkın ne olduğunu bile bilmeyen birine bile bu duyguyu hissettiren eşsiz mektuplar. Okuyunca telefonu bırakıp mektuplaşmak geldi içimden. Seviyorsam, sen olduğun içindir. utanıyorsam, senden utanabilirim ancak. yiğitsem, seninle yiğit olunur elbet. korkuyorsam, sensizliğin korkusudur bu." "SENİ TANRI GİBİ DEGİL, TANRI KAVRAMINI LEYLA GİBİ SEVİYORUM" ( lafa bak beee! ) "sevdâmı, yaşama haysiyetimi savunmanın adı alınganlık oluyor." "hiç yenilmeyeceğiz, takmayacağız. sığırlara, kurbağa beyinli salon heriflerine, namussuza, yaşamayana, kahpe yalana -sen istersen o da- tükürüp geçeceğiz." gibi tarifsiz hallerinin dışında, “yoksa başkaları bana ulaşamaz ki aşağılatsınlar ya da yüceltsinler.” Alıntıları ile kimi yerde Ahmed Arif' in aşkını kiminde siyasi karmaşadan yediği sürgünleri kimisinde eşsiz egosuna şahit oluyoruz. Ayrıca okurken mektupların giriş kısmında Leyla'ya seslenisleri ve en sondaki vedalari o kadar ince, o
Acı
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,7bin okunma
Usta işi
Puan vermedi·168 syf.·
2020 28. kitabı
Bu roman; Aytmatov'un, edebiyat alemine geniş yankılar uyandıran, verilmek istenen mesajla yaratılan tiplerin büyük bir uyum içinde anlatıldığı eserlerinden biridir. Tabi bunu söylerken özellikle "Toprak Ana, Gün Olur Asra Bedel ve Cemile" romanlarını da es geçmeyip hakkını vermek lazım. Hepsinde muhteşem bir anlatım tekniğini bulabilirsiniz. *Romanın kahramanı 7-8 yaşlarında bir çocuktur. Çocuk, saflığın bozulmamış özün, arın ve geleneğin sembolüdür. Çocuğun düşlerle dolu saf ve temiz dünyasından hayatın acı ve çıplak gerçeğine uzanan bir kurgu romanı olmuş. * Saflığın apaklığın sembolü olan çocukluğun hayatta olan acılarla karşı karşıya kalmasını görüyorsunuz. Bu acılı hayat öyle ki; deyim yerindeyse Tevfik Fiktet'in "Gayyâ-yı Vucúd" adlı şiirinde dile getirdiği çukurun ta kendisidir. Onu da şu dizelerle yazmak istedim. Bazı kırlarda gezerken görülür nefretle; Bir çukur yerde birikmiş mütekeddir bir su, Solucanlarla, sülüklerle, yılanlarla dolu. **Aytmatov'un eserinde yansıttığı hayatın acı gerçeklerin tam olarak bu dizelerdeki gibi olduğunu düşünüyorum. Bir çukur, içinde kirli sular, suların içinde solucanlar, sülükler ve yılanlar... *Hülasa yazar; saflığın acılarla karşılaşma sürecini sembolik bir çocuk üzerinden okuyucusuna aktarmaya çalışmış. Aynı zamanda destan, efsane ve masal gibi sözlü edebiyat ürünlerini de eserine sokmaya çalışır. Geçmişi temsil eden dede ile geleceğin ve temiz bir sayfanın sembolü olan çocuk arasında dramatik bir ilişki kurmuştur. Okunulması gereken bir eser olduğunu düşünüyorm. Keyifli okumalar...
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,5bin okunma
Alfa Orhan Pamuk
9/10
·211 syf.·
2020 7. kitabı
Öncelikle biraz yazarımızdan bahsedelim. Orhan Pamuk' a okuduğum ilk eseri Cevdet Bey ve Oğulları eserinden sonra kendisine derin bir hayranlık duydum ve elimden geldiğince eserlerini edinmeye ve okumaya çalıştım. Okuduğum kitaplarının tamamında heyecan verici kurgusu ile birlikte eserlerinde sürükleyicilik her zaman hat safhada olmuştur. Kırmızı Saçlı kadın eserine gelince eserde özellikle mitolojik ve tarihi efsaneler üzerinden topluma yansıtılıp toplum davranışlarına uyarlanan imgelerden örülü bir eser olmuş. Okuyunca kesinlikle sıkılmadan okuyacağınız ve eğitimde Freud 'un Fallik dönemde bireyde ortaya çıkan cinsellik ve saldırganlık temeli üzerine kurulan Oedipal kompleksin en güzel örneğini bulabilirsiniz. Kesinlikle okunulması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Bana göre eserin tek eksisi diğer eserlerine nazaran pek detaya inilmeden üstünkörü bir şekilde ele alınmış. Diğer eserlerine baktığımız zaman onlar oldukça hacimli olmasına karşın bu eseri kısa ve öz anlatılmış gibi geldi. Ama yine de sıkılmadan okuyacağınız ve okuyunca da iyi ki okumuşum diyebileceğiniz düzeyde bir eser. Tavsiye ederim. Herkese keyifli okumalar..
Edebiyat
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,2bin okunma
Körlükten sonra Gördüm
8/10
·324 syf.·
2020 2. kitabı
Saramago'nun Körlük eserinin devamı niteliğinde olan bu eser aslında küçük insanların politikadaki yerlerine vurgu yapmaktadır. Körlük eserinde insanların karantinaya alınıp devlet tarafından kanunlarla resmen hayvan muammelesi yaptığı ve devamında bunun bir kaosa sebep olduğunu anlatmaktadır. Görmek eserinde ise yine politika da büyükbaşların halkı resmen parmağında oynatmaya çalışması ve halkın elinde olan tek şey olan kendi hür iradelerini kullanarak boş oy kullanmaları üzerine yine toplumun bir kaosa sürüklendiğini görürüz. Körlük'te düzenin yokluğu ne kadar kaosa yol açıyorsa Görmek'te bir o kadar toplumsal bir düzen sağlıyor. Körlük'te hikayenin temeli olan beyaz körlük nasıl ilişki içerisindeki insanlar arasında teker teker bulaşıyorsa Görmek'te beyaz oy davranışı o kadar bağımsız ve o kadar kitlesel oluşuyor. Görmek'te, Körlük ile de verildiği gibi herkesin yaşadığı düzen iyi ise sahip çıkma kötü ise karşı çıkma, direnme gerekliliği mesajı veriliyor. Başkentte yaşayan insanlar beyaz oy kullanarak kötü düzene karşı çıkıyor ve siyasi otorite şehri terk ettiğinde de kendi iyi düzenini koruyup sahip çıkıyor ve bir bakıma otoriteye direnişini sürdürüyor. Bunu toplumsal bir bilinçle değil bireysel anlayışla yapıyor. Bİreyin tek tek otoriteyi sürekli olarak denetlemesi gerektiği, bu denetimi de demokrasinin birtakım araçlarına teslim etmemesi gerektiğini anlatıyor aslında. İnceleme iksinin kıyası gibi oldu biraz. İki esere birlikte bakıldığı zaman Görmek eseri kesinlikle Körlük ' ün çok gölgesinde kalmış bir eser olmuş. Şahsi kanaatim Körlük gerek kurgusu olsun gerekse anlatış tarzı olsun çok daha güzel bir eser. Ama yine de Görmek eserini de yabana atmamak lazım.Sanırım Görmek diye bir eser yazılmasaydı kimse Körlük için "yarıda kalmış" demezdi. Kısacası
Edebiyat
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,9bin okunma