Susmanın su kenarındayız bugün
Ne kadar sevgiyle konuşsak -konuşuyoruz da-
Korkuyoruz gözgöze gelince Hilmi Bey
Korkuyoruz
Sanki gözler rakiptir de birbirine -öyle değil mi-
Ve bir yokuştan iner gibi oluyoruz
Bir yokuştan bir yokuşa sürekli
– Nereye?
– Bilmem ki
...
alıştırdılar bir kere
sigara alkol afyon tarih esrar marihuana
eroin tarih kokain morfin seks
onaltı silindir hız deniz kayağı dağ
nerde olursa olsun kırım kıyım
çiçeklerle sapları
artık söylemek zorundayız
aşk bağımlıdır ay'la
ve senin bir gün ölmeyeceğin
mutlu ediyor beni
belki bu rüzgârdan gelendir
şuraya buraya sallarken her şeyi
örneğin beni seni
ışıklı reklâmlarla
bakla çiçeklerini
biliyor musun ulaşamadım bir türlü
yani İstanbul'a bir türlü
şimdi karanlığım da
belleğim de yok
otlar mı dereler mi
kim yaşadı o tadına doyulmaz günleri
bir turuncunun dinginliğindeki
yeri doldurulmaz
o turuncunun yani
kimin ay'ıdır aşk
...
çünkü beni sevsen de bana güvenmezsin iyi bilirim
apoletim sırmasız hattâ hiç yok
su içsem ağzımın kenarından dökerim
neyi hatırlatır benim sana uzak bir bakışım
bilirim
aslında mutsuz yaşayıp gidiyoruz
ölüme direnerek şimdilik
şimdilik alımlı başka mutluluklara özenerek
aşkımız ve mutfak rafları ve uçaklar üstüne korkumuz
bir yudum gelecek ve mutlu saatler üstüne korkumuz
ama birlikte biliyoruz: eğilercek bugünkü başlar