İçsel Huzur İyi Yaşamın Kapısını Açar
Gözlerinizi açın. Her şeyi gerçekte oldukları gibi görün. Böylece kendinizi sahte bağlılıkların acısından kurtarabilir ve kaçınılabilir yıkımlardan koruyabilirsiniz.
Kontrol edemeyeceğimiz ve değiştiremeyeceğimiz şeyleri kontrol etmeye ve değiştirmeye çalışmamız yalnızca şiddetli acı duymamıza neden olur.
Dikkatinizi neye yöneltirseniz, o şey olursunuz.
Bizi etkileyen, bizi sarsan şey, olayların kendileri değil, beklentilerimiz ve korkularımızdır.
Mutluluk ve özgürlüğe erişmek istiyorsanız, zenginlik ve güç peşinde koşmaktan vazgeçmelisiniz.
Yaşam içinde karşılaştığımız her zorluk bize içe dönmek ve kendi içsel kaynaklarımızı anımsamak için bir fırsat sunar.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Stoacı filozof Epiktetos’un öğretilerini içeren bu kitap, hayatta kontrol edebildiklerimize odaklanmamız gerektiğini hatırlatıyor. Kendi iç huzurumuzu bulmanın dış koşullara bağlı olmadığını, mutluluğun düşünce biçimimizle şekillendiğini anlatıyor.
Öne Çıkan Temalar:
Kontrol edebildiklerin ve edemediklerin arasındaki farkı bilmek
Dış etkenlerden bağımsız bir huzur geliştirmek
Erdemli ve dengeli bir yaşam sürdürmek
Epiktetos, hayatın zorluklarına karşı dik durabilmenin yalnızca olaylara bakış açımızı değiştirerek mümkün olduğunu savunuyor. Günümüz dünyasında kaygı ve stresle boğuşurken bu öğretiler adeta bir rehber niteliğinde.
Eğer felsefeye ilginiz varsa veya içsel huzuru yakalamak için bir yol arıyorsanız, mutlaka okumalısınız.
Kısa ve net ifadeleriyle konsantre bir kitap, hızlıca okuyup bitirebilirsiniz. Ancak ara ara açıp tekrar tekrar cümleleri özümsemek de isteyeceksiniz. Okuyacaklara şimdiden keyifli ve verimli okumalar
O zaman size son bir soru:
Kitap Medeniyeti
Keşke hayatımız kitaplar arasında dolaşmakla ve mürekkep izlerinde fikir arama telaşıyla geçse.
“…Çünkü kitapların dostluğu sadakat ve muhabbeti günden güne artan sevgi selinden başka bir şey değildir.”
Netice itibariyle kalem, kelam edebiliyorsa bunu başarabilmek için bedeller ödemiştir.
Okumak insanı daima güncel tutmaktadır. Kendisini yenilemek isteyen, kitap sayfalarında dolaşmalı, gerekirse o sayfalar arasında kaybolmalıdır. Bu kayboluş aslında kişinin kendisini bulmasından başka bir şey değildir.
Ve kitaplar!... Toprağın bereketi gibidir. Toprağın tomurcukları filizlendirdiği gibi kitaplar da ruhumuzda fikrî tomurcukların dirilişine, filizlenmesine ortam hazırlamaktadır.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Alıntılar sizi cezbetti bile değil mi? O zaman hemencecik kitap hakkında size biraz bilgi vereyim.
Kitap Medeniyeti, yazının icadından günümüze kadar kitabın serüvenini ele alan, medeniyetlerin şekillenmesinde kitapların rolünü anlatan dopdolu bir eser. Abdulnasır Kamışoğlu, el yazmalarından matbaaya, büyük kütüphanelerden dijital bilgiye uzanan süreçte kitabın nasıl bir kültür taşıyıcısı olduğunu gözler önüne seriyor.
Eğer kitapları sadece bir okuma aracı değil, bir medeniyetin taşıyıcısı olarak görüyorsanız, bu kitap tam size göre! Okuma kültürü, bilgi ve medeniyet üzerine düşünen herkesin kitaplığında olması gereken bir eser.
Peki, sizin için kitap ne ifade ediyor? Yorumlarda buluşalım!
.
.
.
.
.
.
.
#KitapMedeniyeti #AbdulnasırKamışoğlu #KitapTavsiyesi #OkumaKültürü #MedeniyetveKitap #KütüphaneRuhunGıdasıdır #Bookstagram #KitapAşkı #OkumakÖzgürlüktür
Kitap MedeniyetiAbdulnasir Kımışoğlu · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2019536 okunma
Mahallede Kaybolma Diye
Neden varlığından bile habersiz olduğunuz, bir kez rastladığınız ve bir daha göremeyeceğiniz insanlar, kıyıda köşede kalarak hayatınızda önemli bir rol oynarlar?
Yıllar geçtikçe uzaklaştığı, şimdi de ona tamamen yabancı gelen bu çocuk, kabul etmeliydi ki, kendisiydi.
Ağaçlara ve çiçeklere dikkat etmediği tüm yılları için pişmanlık duyuyor, onları kayıp sayıyordu.
Canımızı sıkan ya da acı veren ayrıntıları eninde sonunda unuturuz.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Modiano yine bizleri sisler içinde bir yolculuğa çıkarıyor. Başkahraman, geçmişin izlerini sürmeye çalışırken giderek kendi kimliğini de kaybediyor. Paris’in dar sokakları ve belirsiz hatıralar arasında dolaşırken, biz de onunla birlikte kayboluyoruz…
Bu kitapta zaman, mekan ve insanlar bulanık. Rüya ile gerçek iç içe. Modiano’nun kısa ama etkileyici cümleleri, belirsizliğin içinde ilerliyor.
Dili oldukça sade
Olaylardan çok hislere odaklanan, atmosferiyle sürükleyen bir roman. Sabırlı okurlar için eşsiz bir deneyim!
Not: Ben pek sabırlı değilmişim, benim için biraz fazla belirsiz, bulanık idi.
Eğer şunları sevdiyseniz, bu kitabı da kaçırmayın:
Kayıp Şehirler – Patrick Modiano
Gece Trenleri – Georges Simenon
Sisler Bulvarı – Leonardo Padura
Peki siz hiç bir kitabın içinde kayboldunuz mu? Modiano okuyanlar yorumlarda buluşalım!
.
.
.