Ekrem gürkan

Ekrem gürkan
@Readingman
Bir renk değildir mavi. Bir huydur bende.
Toprak damının günden yanına oturmuş, İnce Memedine dizleme bir çift çorap örüyordu. Çorabında bitmesine az kalmıştı. Bu çorap öyle güzel bir çorap olacaktı ki bitince, hiçbir ana on yıldır askerdeki yüzüne hasret kaldığı oğluna, kara sevdalı bir kız, ölümüne Özlem duyduğu yavuklusuna,Bir gelin ateşinden yandığı Gurbetteki kocasına böyle bir çorap yapmamış olacaktı. Masmavi çiçeklerden büyüklü küçüklü nakışlar işlemişti çoraplara. Bu çorapları taa uzaktan İnci Memedde görenler, ağzına kadar çiçekle dolmuş bir tarlanın yürüdüğünü sanacaklardı. Böyle bir çorabı şahlar, padişahlar, Koçyiğit, Köroğlu bile giymemiş görmemişti...
Reklam
İnce memed için akan gözyaşı boşa gitmez. Ne mutlu ince memed'e ağlayan, kanına susamış bir yiğide ağlayan kişiye!
yaşamayı sorgulama?
"sahi bre Ali, yaşamamız, ölmekten bu kadar korktuğumuz, yaşamak ne işe yarıyor? Uğruna bu kadar alçaldığımız, zulmettiğimiz, haram yediğimiz, insan öldürdüğümüz yaşamak ne işe yarıyor? Sonunda işte böyle küçücük bir mezarlığı kokuyla dolduruyoruz".
Sayfa 75·Kitabı okudu

Ekrem gürkan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·108 syf.·
4 günde okudu
·
2021 8. kitabı
Ömür İklim Demir
8.1/10 · 9,2bin okunma
"Aç kapıyı, ölüyor hayvan!" diye bağırdı Okan. Sesi sokakta yankılandı. Karşı binadaki pencerelerin tül perdeleri kıpırdandı, arkalarında Karanlık Gölgeler belirdi. Gizlice gözler, gizlice dinler, gizlice konuşur ve gizlice ağlardı bu gölgeler.