Fikir, varlık, cisme bürünen her şey biçimini yitirir, tuhaf bir şeye döner. Sonucun düş kırıklığı. Mümkün olanın yakasını asla bırakmamak, ebediyen kararsızlık içinde yan gelip yatmak, doğmuş olmayı unutmak.
Varlıklar arasında gerçek temas, sessiz bir mevcudiyetle, açık bir iletişimsizlikle içten edilen duaya benzeyen gizemli ve sözsüz bir teatiyle ile kurulur ancak.
Yüreğimizi acıtmayan ne bir önem taşır ne de artık var olur. Geçmişimizin niçin bu kadar çabuk bize ait olmaktan çıkıp, tarih görünümünü aldığı artık kimseyi ilgilendirmeyen bir şey kılığına büründü belli.