Ali Dmlyc

Ali Dmlyc
Mühimsemez
Mersin
336 okur puanı
Kasım 2023 tarihinde katıldı
10/10
·78 syf.··
2024 94. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2024 23:46
İsyanını, hüznünü sanki her kelimesine, cümlesine iliştiren eşsiz bir o kadar sade tavrı ile sezginin, yaşamın, yaşantının şairi. Madem bu benim yazım madem benim hissettiklerim, duygularım, yaşantım... Coğrafyasını, coğrafyamı yani beni bana anlatan bu isme başka bir sevgim var. Madem hislerim coğrafyadan ibaret, yerel duygularla yazan ben, abartılmayı da hak eden sensin usta. Ustam bu sefer ben sesleniyorum sana almayacağım takımları, seni yazmaya kalktım, eksik kalacak biliyorum. Bu ülke çoğu yerde ve genellikle edebiyat, sanat alanında şişirilmiş bir kesime hitap etmeyen bir sürü isimle geldi geçti. Elbette saygım var, ama kalkınız bence bir isimle geldim, Oruç Aruoba da bir kaç satır yazmıştı kendisi hakkında: Yaşam, rüzgârın titrettiği yaprakların hışırtıları ardından çağıran bir ses gibi çabucak yitiveren anlaşılamadan söylediği. Tanıştırayım: Yılmaz OdabaşıYılmaz Odabaşı Ben onu Allah'ın Üvey Çocukları şiiriyle tanıdım bundan bir kaç sene önce o gün bugündür sık sık bir kaç şiirini aralıklarla bir yerlerden okurum, okumaya çalışırım. Asiliğini, kederini her cümlesine yediren bir kalem. Allah'ın Üvey Çocukları'nda olduğu gibi çaresiz duyguların, sitemlerin isyanının ama bir o kadar da kime bu isyanı hissettiren, dedirtten bir isim. Şiirinin başlığı bile başlı başına bir şiir olabilir mi, olur. Yılmaz Odabaşı ise olur! Misal; HÜZNÜMÜN OĞLUDUR BU KENTTE BÜTÜN ANILAR. O kadar çok şey anlatıyor ki şair tarif etmekte zorlanıyorum bazen. Bana o kadar tanıdık, bir o kadar da aynı kederle yazan birisi var mıdır bilmiyorum, bir o kadar yabancı. Belki de yazdıklarının gerçek olmamasını dilediğimden olabilir. Yaşantıdan, yaşantısından, yaşantılardan ve olası yaşantıları bir de hiç var olmamış yaşamı bu kadar iyi döktüğü için de sevdim bu ismi, kestiremiyorum. Uzatmayacağım, uzatsam da az kalır.
Şiir
Her Ömür Kendi Gençliğinden VurulurYılmaz Odabaşı · Doruk Yayınları · 1996729 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ustasından
10/10
·146 syf.··
2024 88. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2024 13:33
Selamlar. İnceleme işini sevdim galiba, benlikmiş:) Çok sevdiğim bir isimle ve bir o kadar değerli bir analiz, eleştiri, analiz ettiği ismin felsefî tartışmalarının, yorumlarının üzerine müthiş bir katkı yapan, katkı ve yorumundan daha müthiş bir isim ve kitapla geldim: Gilles Delueze- Bergsonculuk!!! Delueze'nin hayatını da bir ara yazarım umarım. Kitaptaki yorumunu, Bergson ve Bergsonculuk'tan bahsedip kitap analizi ile devam etmek istiyorum. Delueze'nin felsefî tavrını, felsefeye kattığı yorumları elbette bir kaç paragrafa sığdırmak çok yanlış ve eksik olur kesinlikle. Böylesi bir dehâ'yı değil bir kaç paragraf, kitap ve kitaplar az kalır. "Sezginin bize gösterdiği ilk şey, yaygın zaman kavrayışımı­zın aslında zamana yabancı olan, uzama ait ölçütlerle belirlen­diği, ama bilincimizin bu zamanın ötesinde kendine özgü içsel bir zamana sahip olduğudur. Dış dünyaya özgü olan zaman "homojen zaman"dır, eşit aralıklara bölünerek ölçülebilir (sayılabilir) hale getirilmiş, çizgiselleştirilmiş, uzaylaştırılmıştır." Bergson süreyi uzamdan ba­ğımsız olarak, kendine özgü akışı içinde kavramaya çalışır. Yoğunluğu eleştirmekle yetinmez, niceliksel yoğunluğun ye­rine süreye özgü niteliksel bir yoğunluğu koyar. Gerçekten de bizim süremize ait bir duygu yoğunluk değiştirebilir; ama bu, sayısal artıştan ya da azalmadan tümüyle farklılık gösteren ve gösterilen şeylerdir. İşte tam da burada bir olay veya kişisel durum, hislerde an içinde ve yaşam içinde oluşan değişikliklere şöyle bir yorum getirilebilir: Bir işi gerçekleştirirken harcadığımız çaba, süreye özgü niteliksel farklılaşmalardan geçerek yorgun­luğa dönüşür. Önceleri belli belirsiz hissedilen bir arzu yoğun­laşarak delice bir aşka dönüşür. Tüm bu dönüşümlerde belir­leyici olan, niceliksel değil niteliksel, mekanik değil
Felsefe
BergsonculukGilles Deleuze · Otonom Yayınları · 201486 okunma
10/10
·96 syf.··
2024 74. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2024 16:04
Selamlar... Son zamanlarda neden bir incelemem yok diye sormuşumdur kendime hep. Sonuna kadar incelenmesi gereken dolu dolu ve bir o kadar da kaliteli bir kitap incelemesiyle geldim:) Tabiki incelemem bireysel, yoruma açık. Eksik yazar mıyım düşüncesiyle inceleme yazmayacağım. Tamamen kendi bireysel bilgi birikimimle yazıyorum, herhangi bir hata ve yanlışlık varsa da şimdiden kusura bakmayın:) Bu gibi konularla ilgilenenler için kesinlikle okunması gereken bir eser. EbruEbru 'ye teşekkür borçluyum bu özel öneri için:) Yazarımız Marksist ünlü tarihçi Neil Faulkner. Öncelikle Marx'ın Yabancılaşma ve Freudyen Teorileri (Libido) ile başlayan ve bunu toplumsal, bireysel açıdan harmanlayarak Marksizm'in bireyde ve topluma etkilerinden ve Freud'un çocukluk dönemindeki cinsel gelişim evrelerine dayanan yaklaşımları kitabın önemli bir kısmı. Üreme evresinden önceki anal, oto-erotik, narsisistik evreye gerilemeyi içeren ve bunun bireyde faşizme yol açan, bireyden yola çıkıp topluma etkileri açısından otoritenin ve özgürlük korkusuyla bunu toplumsal, bireysel faşizm düşüncesiyle güncel bir analiz açısından bakılması gereken önemli bir yorum kitabı olarak kütüphaneme ekledim... İncelemede yer yer Marx- marxsizmin(Yabancılaşma Teorisi) faşizm ve birey üzerinde önemli etkilerine yer vereceğim ama benim asıl üzerinde durmak istediğim nokta Freud ve kitabın da önemli bir kısmını kapsayan "Libido" konusunun kısaca öneminden bahsedip, adım adım bitirmek istedim. Kitaptan şu iki soruyla ile devam etmek istiyorum: "İnsanlar neden kölelikleri uğruna adeta kurtu­luşlarıymış gibi savaşırlar?" Veya Wilhelm Reich gibi sorarsak, "Ne türden bir ruhsal rahatsızlık, faşist zihniyete yol açar?" Aslında bu iki sorunun cevabını şöyle yorumlamak istiyorum. Kapitalizm'in bireyde ne kadar yıkıcı ve
1000k
Tırmanan Faşizmin Kitle PsikolojisiNeil Faulkner · Yordam Kitap · 202485 okunma