Ah içim yanıyor. İnsan ağzına koyduğu lokmadan, içtiği sudan utanır mıymış? Kafamı yastığa koyduğumda içimdeki vicdan azabı beni öldürecek. Nasıl dayanılır ki bu acıya? Nasıl hiçbir şey olmamış gibi yaşayacağız devamında? Bu kadar kayıp, bu kadar can gitmişken birkaç ay sonra yine günlük yaşamımıza döneceğiz hiçbir şey olmamış gibi. Ama ruhumuz... ruhumuz hep bir yarım, hep bir acı içinde kalacak.
Ölüm ruhun huzuru, hayat sona ermiyor aksine yeni bir hayat başlıyor hem giden hem de kalan için. Ama insanın katiline güvenmesi... En kötüsü bu işte. İçinde insan sevgisi olmayanlar böyle kutsal meslekleri yapmamalı.
Cem Adrian'ın dediği gibi "Nasılsın diye sorma, ülkem gibiyim işte, bir yanım kan, bir yanım gözyaşı..."
Yasa koymaktan haz alıyorsunuz. Ama onları çiğnemekten aldığınız haz daha fazla. Okyanus kıyısında oynayan, durmaksızın kumdan kaleler yapıp, sonra da kahkahalar atarak onları yıkan çocuklar gibi.
Sayfa 24 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Hayatı çalışmak yoluyla sevmek hayatın en derin sırlarına ermek demektir. Fakat eğer ıstırap çekerken, doğduğunuz güne lanet edip bedeninizin yükünü taşımayı alanınızın kara yazısı sayıyorsanız, o zaman size cevabım şudur: Yazılanı silecek olan sadece alın terinizdir.
Sayfa 14 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu