Nîmet-i rü’yet’i körler ne bilür,
Ânı göz ehli bilür, kör ne bilür?
Görme nimetinin değerini kör nereden bilsin?
Onun kıymetini ancak gözü olan, gören kişi bilir; kör ne anlasın?
Gâh bir harf, sükûtıyla kılur nâdir-i nâr,
Gâh bir nokta, kusûriyle gözi kör eyler.
Bazen bir harfin sessizliği (yani yokluğu), nadiren ışık verir;
Bazen bir noktanın kusuru, gözü kör eder.