Yani bu işin benim dışımda görülüyor gibi bir hali vardı. Her şey, ben karıştırılmaksızın olup bitiyordu, kaderim bana sorulmadan tayin olunuyordu. (...) İyi düşününce söylenecek bir şeyim olmadığını anlamaktaydım. Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.
Çok uzun zaman önce, kendimi mutlu hissettiğim bir saatti bu. O zaman beni güzel bir uyku bekliyordu. Fakat, değişen şeyler vardı. Çünkü yarını beklerken kendimi bir hücrede buldum. Sanki, yaz akşamlarına uzanan yollar, insanı güzel uykulara olduğu kadar, hapishanelere götürebilirmiş gibi.