Çok uzun zaman önce, kendimi mutlu hissettiğim bir saatti bu. O zaman beni güzel bir uyku bekliyordu. Fakat, değişen şeyler vardı. Çünkü yarını beklerken kendimi bir hücrede buldum. Sanki, yaz akşamlarına uzanan yollar, insanı güzel uykulara olduğu kadar, hapishanelere götürebilirmiş gibi.
Bu “hak” ve “adalet” sözlerinde o kadar sınırsız bir şümul var ki, en bayağı hırsızlar bile birbirini ikna ve iskât için bu kelimelerden istimdat ediyorlar.
Güllerin bin yıllık mezarı bendedir
yukardan bakarım efendilerin pusatlarına
insanların bütün sabahlarını merak ederim
gök hırpalanmaktadır merakımdan
tırır kokan benim yumruklarımdır
benim kavgamdır o, aşk diye tanınan.