Bülbülü öldürmek genel anlamda adaletsizliğe ve ırkçılığa yapılmış en güzel eleştirilerden biri ve bu eleştiriyi masum bir çocuğun gözünden olanca sadeliğiyle anlatması eseri çok daha özel bir yere koyuyor. Kitapta geleneklerden gelen siyah-beyaz, hristiyan -yahudi ayrımlarına, akrabalık ilişkilerinden kaynaklanan insan sınıflandırılmalarına değinilmiştir. Bu ayrımlara bağlı olarak insanların önyargılı şekilde yargılanmalarına şahit oluyoruz. Bütün bu sınıflandırılmaların, yargılama aşamasının ve kasabadaki insanların gelenekçi tutumlarının bir çocuk gözüyle okuyucuya aktarılması ise ırkçılığın, önyargılı davranışların saçmalığını ve akıl almazlığını daha net bir şekilde gözler önüne seriyor.
" Hayatın boyunca işe yaramaz birçok insanla karşılaşacaksın. Eğer seni incitirlerse, bunun onların aptallığından kaynaklandığını söyle kendine. Bu seni onların acımasızlığına karşılık vermekten alıkoyar. Çünkü zalimlik ve intikamdan daha kötü bir şey yoktur... Her zaman onurunu koru ve kendine karşı dürüst ol. "