O gün büsbütün güzeldi. Hiç yaşamamış şeyler gibi güzeldi. Hayatın eşiğinde,düşüncenin eşiğinde son bir defa gördüğümüz şeyler gibi güzeldi... Ahmet Hamdi Tanpınar
Arkadaşların ricası üzerine bir inceleme yapmaya çalışacağız...
Jack London'u gerek bu site gerekse dışardan sadece ismini duymuştum. Burada ise daha yakından tanımama ve 'Okuyacağım' adlı bölüme eklememin sebebi ise; Maral 'ın alıntılarını okuyarak oldu. Övgü dolu bir şekilde karşıladım alıntıları. Ve bu şekilde okuma listeme aldım. Aslında bu kitabı bu aralar okumayacaktım. Bana vesile olan arkadaşım Yasee oldu. Daha öncesinde ufak bir atışma neticesinde bana birkaç kitap gönderdi. Bu kurnaz arkadaşım (tabi ben ondan kurnaz... ne demezsin:))) ) okuyacağım listeme bakıp göndermiş. Tabi kitaplar gelmeden önce benim haberim yoktu hangi kitapları göndereceğine dair. Kitapları elime henüz ulaşmamışken ben de onun okuma listesine baktım ve ortak bir okuyacağım listesinde kitaba rastladım. Bunu tahmin etmek hiç de zor değil tabi(Demir Ökçe). Neyse o gönderdiği kitaplar elime ulaşınca kitaplar çift çift oldu bende. Neyse ki bu kitabı almamıştı kendine. Ben de benim aldığım Demir Ökçe'yi ona gönderdim. Böylece hem o bana almış oldu hem de ben ona. Yaz tatili vesilesiyle de okumaya başladım.
Demir Ökçe (kitabın kapağında da yazdığı gibi) mana olarak Oligarşi manası verilmiştir. 19. ve 20. yy'da Amerika'nın San Francisco eyaletinde geçmektedir. Malumunuz üzerine ezen~ezilen (Proleterya~Burjuvazi) sermayeyi elinde bulunduran~emek sahibi insanlar... bunları uzun uzadıya anlatıp kafanızı karıştırmak istemiyorum yalnız bu az evvelki sade tanımdan bilimsel(sosyolojik) tanıma geçmem gerekiyordu. Kitabın ana konusu buydu. Ernest Everhard ve Avis Everhard anakahramanlarının tanışmaları evlenmeleri ve akabininden gelişen süreçlerde devrim adına yaşadıklarını anlatırlar. Aslında bu ikisi (Ernest~Avis) aynı sınıfın mensupları
O gün büsbütün güzeldi. Hiç yaşamamış şeyler gibi güzeldi. Hayatın eşiğinde,düşüncenin eşiğinde son bir defa gördüğümüz şeyler gibi güzeldi... Ahmet Hamdi Tanpınar
Şunu öğrendim ki balıkların çoğu yaşlanınca ömürlerini boşuna geçirdiklerini söyleyip yakınırlar. Sürekli sızlanıp herkesten şikayet ederler. Ben bilmek istiyorum, hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonra da yaşlanıp ölüp gitmek mi yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü? Samed Behrengi -Küçük Kara Balık
Şunu öğrendim ki balıkların çoğu yaşlanınca ömürlerini boşuna geçirdiklerini söyleyip yakınırlar. Sürekli sızlanıp herkesten şikayet ederler. Ben bilmek istiyorum, hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonra da yaşlanıp ölüp gitmek mi yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü? Samed Behrengi -Küçük Kara Balık